DEV PROJELER – MAYIS 2012

Mayıs’a merhaba,

Geçen ay bahsettiğimiz Cittaslow kent nedir ve Cittaslow kent olmak için yerine getirilmesi gerekli kriterlerden bahsetmiştik. Bu yazımızda da Cittaslow Türkiye olarak listeye giren madide beldelerimiz hakkında size bilgi aktarmak, sizlere bu güzel yapılanmayı, projeleri tanıtmak istedik.

Nice daha güzel planlanmış projeleri sizlerle paylaşmak dileğiyle,

Sevgiyle kalın,

Ergül

Cittaslow Türkiye

Türkiye’de Cittaslow hareketi Seferihisar’ın 28 Kasım 2009 tarihinde Cittaslow olmasıyla resmi olarak kurulmuştur. “Yavaş hareketi”nin Türkiye’de yaygınlaşması için yapılan çalışmalar sonucunda 2010 yılında Akyaka, Yenipazar, Gökçeada ve Taraklı kentleri Cittaslow olmak için çalışmalara başlamıştır.

24 Haziran 2011 tarihinde Polonya’da düzenlenen Cittaslow Uluslararası Kongresinde Cittaslow olarak ilan edilen kentlerle birlikte Türkiye’deki Cittaslow sayısı beşe çıkmıştır ve Türkiye’de Cittaslow Ulusal Ağı kurulmuştur.

Kentlerin kendi özelliklerini ve yapılarını korumalarını, yerel ürünlerine, sanatlarına ve yemeklerine sahip çıkmalarını öngören Cittaslow hareketi doğaya zarar vermeden de kentlerin gelişebileceğini savunmaktadır.

Çok farklı ve geniş bir coğrafyaya sahip aynı zamanda tarihte çok farklı kültürlere ev sahipliği yapmış bir ülkede Cittaslow olabilecek belki de yüzlerce kent vardır. Bu kentlerin Cittaslow olması o yöredeki yerel yemeklerin, ürünlerin, zanaatlerin, mimari yapının, doğanın korunması aynı zamanda bu kentlerin kalkınması anlamına gelecektir. Türkiye’deki “Sakin Şehir” sayısını artması sahip olduğumuz değerlerin geleceğe taşınabilmesi anlamına gelecektir.

Cittaslow olmak isteyen kentlerin “Yavaş Felsefesini” benimsemiş ve nüfusunun 50.000 altında olan kentler olması gerekmektedir. Cittaslow birliği, Cittaslow olmak isteyen kentlerin uygulaması gereken 59 adet kriter belirlemiştir. Birliğin tüzüğünde yer alan bu kriterler hakkında projeler geliştirilmesi ve uygulanması gerekmektedir. (Detaylar için Nisan 2012 tarihli yazımıza bakınız.)

Ülkemizdeki güzel kentlerin Cittaslow olması için yapılan, yönetilen projelerden özellikle doğa/tarım ile ilgili olan bir kaçını yazımıza taşıdım, bunnların dışında yapılan bir çok kıymetli proje bulunmaktadır. Daha fazla bilgi ve detay için http://www.cittaslowturkiye.org adresini ziyaret etmenizi öneririm.

Okul Bahçeleri

Günümüzde üretimden tamamen kopma tehlikesi altında olan toplumumuzun tekrar üretim kapasitesine kavuşması için Seferihisar’da bu çerçevede gerçekleştirilen çalışmalardan biri de çocuklara yönelik. İnsanların üretici kimliğine kavuşmaları için genç yaşta bu açıdan eğitilmeleri ve teşvik edilmeleri gerekmektedir. Bu açıdan okullarda çocukların sebze ekip bakımlarını yapabilecekleri olgunlaşınca satıp harçlıklarını çıkararak toprakla buluşmaları sağlanmıştır. Seferihisar’da “Okullarda sebze bahçeleri” projesi çerçevesinde okullarda oluşturulan bahçelerde öğrenciler sebze yetiştiriyor.

Öğrenciler okul bahçelerinde yetiştirdikleri sebzeleri İlçe Köy Pazarı önünde satıyor. Dünyada küreselleşmenin getirdiği olumsuzluklar karşısında kentlerin özgün kimliklerini koruyarak yaşam kalitesini artırmayı ve sürdürülebilir gelişmeyi öngören uluslararası ”sakin şehir” örgütlenmesine üye olan Seferihisar’da bu yeni yaşam felsefesi doğrultusunda atılan adımlardan biri daha hayata geçiriliyor.

Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, Sığacık 80.Yıl İlköğretim Okulu, Ulamış İlköğretim Okulu, Düzce köyü İlköğretim Okulu, Doğanbey İlköğretim Okulu ve Orhanlı köyü İlköğretim Okulu’nda başlayan uygulama ilçedeki tüm okullarda uygulanmaya başlıyor. Belediye ekipleri tarafından okul bahçelerinde tespit edilen alanlar, sebze üretmeye hazır hale getiriliyor. Öğrencilere çapa yapma, fide dikimi ve sebze yetiştiriciliği eğitimleri veriliyor. Bahçelerde kullanılacak malzemeleri de okullara teslim eden Seferihisar Belediyesi üretim aşamasında da öğrencilerin yanında olarak yol gösteriyor.

Tohum Takas Şenliği

Yürürlüğe giren yasa sonucu yerli tohumların satışının yasaklanması yüzyıllardır Anadolu topraklarında varolan binlerce çeşit sebzenin  ve meyvenin  varlıklarını tehlikeye atıyor. Belki de en kutsal miraslarımızdan biri olan tohumlarımızı korumak için Seferihisar Belediyesi önderliğinde “Tohum Takas Şenliği” düzenlendi.

Yerli tohum satışının “Tohum Yasası”yla yasaklanmasının ardından üreticiler, yüzyıllardır uyguladıkları yöntemle sakladıkları tohumları paylaştı.

Yeni çıkan yasaya göre yerli tohumların satışının yasak olması nedeniyle takas yöntemiyle üreticiler istedikleri tohumları elde ettiler. Takasa getirilen tohumlardan oluşturulacak bahçe yerli türlerin yok olmaması için üretilecek ve gelecek nesillere aktarılacak.

Organik Tarımın Geliştirilmesi

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı önderliğinde Seferihisar Belediyesi ile birlikte gerçekleştirilenve İzmir Kalkınma ajansının desteklediği Tarladan Sofraya İyi Tarım Projesi  ile  İzmir ilinde “İyi Tarım Uygulamaları” nın yaygınlaşmasını hedefleyerek  İzmir’de sürdürülebilir tarımsal üretimin uygulama alanlarının arttırılmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Bununla birlikte hem üreticilerin gelir düzeylerinin hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşım olanaklarının arttırılması planlanmıştır. Dolayısıyla Avrupa Birliği standartlarında tarımsal üretime önemli adımların atılmasını da bu proje aracılığıyla sağlanmış olacaktır. Çünkü Tarımsal üretim 1960’lardan beri yoğun kimyasal girdi (gübre, ilaç v.b.) kullanımına dayalı olarak yapılmıştır. Ancak bu üretim şeklinin sürdürülemez olduğu anlaşılmıştır. Bu anlayışa paralel olarak çevreye duyarlı, sürdürülebilir üretim yöntemleri gündeme gelmiştir.

Tarladan Sofraya İyi Tarım Projesi kapsamında 140 üreticimiz sürdürülebilir üretim yöntemlerinden birisi olan İyi Tarım Uygulamaları ile tanışmış bu konuda geniş bilgi edinmiştir.

Kaynak: http://www.cittaslowturkiye.org

ERGÜL İNANÇ

Author: Ergül İNANÇ

Bu yazıyı paylaş