DEV PROJELER – ŞUBAT 2012

ERGÜL İNANÇ

Merhaba,
Kışın yoğunluğunu hissettiğimiz bu soğuk günlerde ısınma ve aydınlanma amaçlı enerji tüketimimiz de ne kadar artıyor değil mi? Neyse ki toplumlarda enerji tasarrufu kavramı bilinci gelişmeye başladı, bireyden devlete kadar her birim kendi üzerine düşeni yapma konusunda bilinçleniyor, sorumluklarına yerine getirmeye çalışıyor…

Dev projeler yazı dizimiz kapsamında değerlendirmeye aldığımız yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji politikalarımız konusunda bir çok yazı yazdık, bu yazımızda da resmi kaynaklardan alınan bilgiler dahilinde sizlere enerji sektöründeki gelişmelerden haberleri ulaştırmayı hedefledik.
Sağlıcakla, bol enerji ile kalın….

ENERJİDEN HABERLER;

RÜZGAR ENERJİSİ;
•    Rüzgarın mekaniğiyle dünyanın 5 bin yıl önce tanıştığını, bu kaynaktan üretilen elektriğin ilk kez gemilerde 1888 yılında kullanıldığını ve bugünkü anlamda rüzgardan enerji üretiminin ise Danimarka’da 1979’da hayata geçirildiğini biliyor muydunuz?
•    ”Rüzgardan enerji üreten” dünyanın 86 ülkesi arasında Türkiye kısa sürede hayata geçirdiği yatırımlarla ilk 15 arasında yer almaya başlamıştır.
•    2005 yılında yürürlüğe giren Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun çıkmasıyla rüzgarda önemli yatırımlar hayata geçirildi. Şu an geldiğimiz noktada bin 750 MW işletmede bulunan 10 bin MW’lik ise lisans almış ya da alma aşamasında olan yatırım bulunuyor.
•    20 milyar dolarlık karşılığı olan rüzgar üretimi içerisinde yerli üretimin payının artırılmasına çalışılmaktadır.
•    50 milyon lira bütçesi olan proje sayesinde 2,5 MW’lik türbin ve jeneratör geliştirmek için TÜBİTAK ile işbirliği içinde, ”Rüzgarımızın tamamen yerli olarak esmesi” için çalışmalarımız devam etmektedir.
•    Türkiye’de üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 3’ü rüzgardan sağlanıyor.
•    Hedef 2023 yılına kadar 20 bin MW rüzgar kurulu gücünü ülkemize kazandırmaktır.
•    Yenilenebilir Enerji Kanunu’nun çıkmasıyla yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarının uygun ortama kavuştuğu ifade edilerek, ”Rüzgar Türkiye için önemi her geçen gün artan yenilenebilir kaynakların başında geliyor” denilmektedir.
•    Yaklaşık 11 bin MW lisanslanma yolunda olan rüzgar potansiyelimiz var. Bugünki konum itibariyle bile Avrupa’nın en büyük rüzgar pazarıyız. Bunu en iyi şekilde yerli yan sanayimizle değerlendirmemiz gerekmektedir. Ancak bu potansiyelin enerjiye çevrilmesi bürokratik işlemler nedeniyle 2015’e kadar pek mümkün görünmemektedir.

ENERJİ VERİMLİLİĞİ;
•    Türkiye’nin enerji kaynaklarını önemli ölçüde ithal ettiğini, petrolü, doğalgazı, enerjinin her bir kaynağını bir havuz olarak düşündüklerinde, bu havuzun yıllık maliyetinin bölgede yaşanan siyasi istikrarsızlıklarla, manipüle edilen petrol ve doğalgaz fiyatlarıyla beraber 55 milyar dolarlık bir kalem olduğunu belirtilmiştir. Ancak kullanılan yerlerin hepsi enerji sektörü değildir. 2011’de yalnızca ulaştırma sektörüne ayrılan pay 25 milyar dolar civarında olmuştur.
•    Cari açıkta en büyük payı oluşturan 55 milyar doların, 25 milyar dolarının 15 milyondan fazla taşıtlara giden yakıt miktarı olduğunu kaydedilmiştir. 10 yıl önce fuel-oil veya herhangi bir türevin enerji verimliliğinde kullanılıyor iken şu anda geliştirdiğimiz diğer kaynakları bunların yerine ikame ettikleri için şu anda petrol ve türevlerini elektrik üretiminde kullanılmadığı belirtilmiştri.
•    Yerli kömür kaynaklarını geliştirdiklerini, linyitlerin 11,5 milyar ton civarında olduğunu, taş kömürünün de o kadar olmasa da ciddi bir değeri bulunduğu belirtilerek  bütün bunlarla beraber ithal kömürün önünü kesiyor olmaları gerektiği söylenmiştir.
•    Dünya petrol ve doğalgazın egemenliğini koruyor olmasıyla birlikte, Türkiye’nin bu enerji kaynaklarını yerli kaynaklar haline getirmeyle alakalı çalışmalarını devam edilelerek faaliyeleri son 10 yıl içinde 12 katına çıkarılmıştır.
•    Türkiye’nin dünyadaki ilk 10 ekonomi arasına girmesiyle ilgili hedef doğrultusunda enerji sektöründe bütün tedbirlerin aldığını ve öncelikle yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye alacak adımların atıldığı belirtilmiştir.
•    Büyüme rakamlarının, yenilenebilir enerji kaynaklarının büyüme rakamlarından daha büyük olduğunu, dolayısıyla Türkiye’nin diğer enerji kaynaklarını da başta nükleer olmak üzere harekete geçirmeleri gerektiğini söylenmiştir. Yalnızca Akkuyu’ya yapılacak nükleer güç santralinin hemen hemen Türkiye’deki yaklaşık 10 bin tane rüzgar enerji terminaline denk geldiğini ifade edilerek bir yandan rüzgar enerjisi üretimi bir yandan da nükleer güç santralleriyle ilgili çalışmalara devam etmeleri gerektiği belirtildi.
•    2010 yılının Aralık ayında çıkarılan Yenilenebilir Enerji Kanunu’na göre yerli güneş enerjisi yatırımları devlet tarafından desteklenecektir. Üretimin piyasaya satılamaması halinde buradan üretilecek elektriğin devlet tarafından 10 yıllık alım garantisi bulunmaktadadır. Bu kanun hükümleri çerçevesinde üreticilere yatırım yapmaları tavsiye edilmektedir.  İlk aşamada  600 megavatlık bir güneş santralinin yapılmasını öngörülmektedir.
•    Enerji verimliliğiyle alakalı yalnızca kanunlar ve mevzuatların yeterli olmadığına işaret ederek, tasarruf kültürünün mutlaka artan bir şekilde geliştirilmesi ve hayatın her alanına girmesi gerektiği belirtilmiştir.
•    Enerji verimliliğindeki başlıca hedeflerinin; 2023 yılına kadar şu anki bulundukları rakamlardan yüzde 20 civarında tasarruf etmek olduğu belirtilmişti. Bu konuyla ilgili olarak hazırlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi kamu, özel kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile de paylaşılarak herkesin tasarruf konusunda üzerine düşeni yapması sağlanacaktır.

Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’ne aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.
http://www.eie.gov.tr/duyurular/EV/EV-Strateji_Belgesi/ENVER_Strateji_Belgesi-Taslak-20110525.pdf
•    Yönetim tarafından tasarruf amaçlı verilen mesaj: “Hem enerji hem de ulaşım sektöründeki tasarruf edilebilecek bütün yapıya hitap etmektir. Her birimiz, bindiğimiz araçlardan tutun ki toplu taşıma araçlarına varana kadar tasarruf yapacağımız kalemler vardır. Bu topyekun toplumsal bir kültürdür. Bu kültürü hep beraber kazanıyor ve yaşatıyor olmamız lazım. Sonunda kazanımları da ortada. Yalnızca bir Keban veya Atatürk barajı tesis edebilecek kadar enerji tasarrufu sağlayabileceğimiz somut projeler var. Bunları uyguladıkça bu tasarrufların hayatımıza daha çok gireceğini göreceğiz.” denilmekte ve toplum tasarrufa yönlendirilmektedir.

Kaynak: Enerji Bakanlığı Ocak 2012

Author: Ergül İNANÇ

Bu yazıyı paylaş