HALE ETKİSİ (Halo Effect) – PROJE YÖNETİCİSİNİN SEÇİMİ

Sizce kimler proje yönetebilir?   Bir şirketin üst yönetiminde yer aldığınızı ve şirketinizde stratejik önem taşıyan yeni bir projenin yapılacağını hayal edin. Diyelim ki proje yönetimi sürecine önem veriyor, metodolojisini de uyguluyorsunuz. Nasıl bir proje yöneticisi atarsınız? Seçim yaparken hangi kriterleri dikkate alırsınız?

(Bu soruyu sorarken fonksiyonel veya matris organizasyonda görev aldığınızı varsayıyorum. Proje bazlı bir organizasyonda zaten proje ofisi bulunacağından, projeyi yönetecek adaylar muhtemelen proje deneyimi ve bilgisi olan profesyoneller olacaktır. Dikkat ederseniz bulunduğunuz sektörü veya projenin ne tür bir proje olduğunu da dikkate almadım.  Çünkü vurgulamak istediğim özellikler bunlardan bağımsız.)

Bu kararı verirken çoğu zaman o konuyla ilgili fonksiyonel bir yönetici ya da üst yönetimin gözüne girmiş parlak yeteneklerden biri projenin başına getirilir.  Örneğin, bu kişi teknik bir departmanın yöneticisi veya iyi bir yazılımcı olabilir. Seçilen adayın proje yönetimi ile ilgili bilgisi, proje yöneticisinin sahip olması gereken kişilik özellikleri ve yönetim becerilerine sahip olup olmadığına pek bakılmaz. Mevcut görevinde yaptıkları yapacaklarının da teminatıdır.

Bu tutumun psikolojide bir adı var: “Hale Etkisi” (Halo Effect).  Hale Etkisi,  ‘kişinin bir özelliğinden yola çıkıp, kişinin diğer özellikleri hakkında genel bir yargıya varmak’ olarak tanımlanıyor ve en sıklıkla bir kişinin diğer bir kişiyle ilgili değerlendirme yapmakla sorumlu olduğu durumlarda ortaya çıkıyor.

Bu etki altında, bir kişinin iyi bir özelliği veya geçmişteki bir başarısı diğer özellikleri veya işleri için de önyargılı bir algılamaya neden olur. Yani yaptığı bir işte başarılı olduysa uzmanlık alanıyla ilgisi olmasa bile proje yönetiminde de başarılı olacağı fikri doğar.

Bu tür atamalar, özellikle birden fazla birimi ilglendiren büyük projelerde yapıldığında, proje için bir risk oluşturur. Bütün projenin proje yöneticisi olduğu halde sadece kendi fonksiyonu ile ilgili çalışmaları yürütüp diğer ana paydaşlarla iletişimi sağlamayan, bu paydaşlarla ilgili işler aksadığında konunun kendi sorumluluğunda olmadığını idda eden proje yöneticilerine şahit oldum.  Ya da proje yönetiminin yukarıda oturup diğerlerine hesap sorarak yapılacağını düşünen, proje başarısız olduğunda bunu başarı ile ekibe mal edebilen donanımsız ve deneyimsiz proje yöneticilerine…  Bir proje yöneticisinin görevlerinin kimse farkında olmadığı için bu yaklaşımlar da anormal karşılanmıyor, hatta  ‘sıkı yönetici’lik olarak görülebiliyor. Bu tür senaryoların, herkesin birbirini suçladığı başarısız projelerle sonuçlanması sürpriz olmamalı…

Proje yönetimi de ayrı bir uzmanlık ve beceri alanıdır. Proje ofisiniz ve proje yöneticisi unvanını taşıyan uzmanlar olmasa da projeleri yönetecek kişilerin belli eğitimlerden geçirilmesi ve iletişim başta olmak üzere gereken becerilere sahip olmasına dikkat edilmesi projelerin akıbetini etkileyecektir.
Saadet TEKEL, PMP
Ekim 2011

Author: Saadet TEKEL

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Marmara Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü-Sigortacılık Bölümünde yaptı. Yaklaşık 10 yıllık Pazarlama, Satış Destek ve Ar-Ge çalışmasından sonra bilgi teknolojileri alanına dikey geçiş yaptı. 2004 yılından itibaren çeşitli IT projelerinde iş analisti ve proje yöneticisi olarak görev aldı. 2009 yılında PMP sertifikasını alan yazarımız, PPM araçları konusunda da önemli deneyimlere sahiptir.

Bu yazıyı paylaş