BEN DÜNYAYI KURTARIRKEN – 11

Bak bugün yine sinirliyim. Gören de diyecek ki bu adam niye hep sinirli. Tabi sinirli, her gün yeni bir şey çıkartıyorlar. “Kalite Yönetimi” diye bir şey uydurdular şimdi de. Her gün yeni bir şey, her gün yeni bir kavram. Kardeşim ben mecbur muyum sizin hayal gücünüzün peşinden gitmeye.  Aklınıza geleni söylüyorsunuz, ben ne bileyim ne dediğinizi ya da ne kastettiğinizi.

Kalite de yönetilir mi hiç. Kalite ya vardır ya da yoktur. Yönetince kalite mi olur. Kalite insan mı da yöneteceksin. Anlamadım gitti ya. Neymiş, Kapsam, Zaman, Maliyet diye bir saçayağı varmış, bunun toplamı da kaliteydi galiba. Aman ne bileyim, saçtı ayaktı, üçgendi, beşgendi, kafam karıştı benim. Yok, bunlardan hiçbirinden fedakârlık yapmadan istenen sonuca ulaşma sanatı imiş. Ne zamandan beri proje yönetimi sanat oldu acaba.

Ben biliyorum sırf benim kafamı karıştırmak için ortaya atıyorlar bunları. Sürekli kapsam değişsin isteyen bunlar. Bu yüzden süre sürekli uzuyor. Eee maliyet de artıyor haliyle. E o zaman ne oldu bizim sacayağı. Ne olacak uçtu, gitti, bitti. Benden imkânsızı istiyorlar. İmkânsızı yapamayacağım, böylece onlar da beni başarısız gösterecekler.
Hem zaten neyin kalitesi anlamıyorum, elle tutulur bir şey değil ki bu kardeşim. Elle tutsan, boyunu ölçsen, ağırlığını tartsan anlarım. Web sitesi bu kardeşim. Neyi ölçeceksin. Sorular uzun mu kısa mı, kaç harften oluşuyor, resmilerin boyu ne kadar, onları mı sayacağız ki. Hep derim, yine de diyorum bu yeni nesil laf kalabalığından başka bir şey bilmiyor. Onlar laf kalabalığı yapınca biz eski topraklar da bilmiyor gözükmemek için kafa sallıyoruz. Sonra adamların dedikleri anayasa gibi oluyor kardeşim ya.

Bir şey daha söylediler, “6 Sigma” diye bir şey varmış. Sigma da nerden çıktı bilmiyorum ama teki yetmiyor bir de altısını çıkartmışlar. Neden üç, beş ya da dört değil de altı onu da bilmiyorum. Herhalde İngilizcesi havalı oluyordur, ondan. En az hataya yaklaşmayı sağlıyormuş. Web sitesinde hata olsa ne olur, olmasa ne olur. Ucunda ölüm mü var. Pek pek sipariş yanlış olur, olsun mal satıldıktan sonra. Hem kim oradan alışveriş yapacak sanki. Eline almadığın mal alınır mı sanki.

Hani projeyi ben yönetiyorum diye sesim çıkmıyor ama sanmam ki internet sitesinden çok alışveriş olsun. Şahsen ben almam. Nereden belli adamların yalan yanlış bilgi vermedikleri. Mesela resim doğru mu bakalım. Üstelik hepsi doğru olsa bile yolda aldığın şey kırılsa dökülse ne olacak. Acaba şu Kalite Yönetimi dedikleri şey buna mı yarıyor. Hani resim doğru mu, bilgi doğru mu, birbirini tutuyor mu, onları sağlamaya mı yarayacak acaba.

Bildiğim şu, her gün yeni bir şey çıkıyor. Sırf bana inat kitapları karıştırıp profesörlerin öylesine söylediği lafları bulup, proje yönetimi diye ortaya çıkıyorlar biliyorum. Hayır, mantıklı bir şey olsa ben de bilirim herhalde. Bunca zamandır bu işlerin içindeyiz. Kalite dediğin şey fabrikada olur. Kimi kandırıyor bunlar ya.

Şu saçayağını kendileri nasıl bozuyorlar, onu anlatan bir yazı yazıp hepsini bir güzel fırçalayayım da görsünler günlerini. Kalite diyorsan sacayağını bozmayacaksın arkadaşım. Bozarsan olmaz. Bak fabrikada böyle saçayağı falan yok, dolayısı ile kalite orada bolca var. Neyse ben bir fırça yazısı yazayım bakalım.

Görüşmek üzere.
Genius66……

Author: Anita Barin AYTEKiN

Anita Barin Aytekin’in yaşamının tanımlayıcı noktaları… • Harika bir kızı var. Ailesinin diğer üyeleri de hiç fena sayılmaz. • Endüstri mühendisi olmasının en iyi seçimlerinden biri olduğunu düşünür. • Rüyalarında bilimkurgu ve fantezi diyarlarına gider, gelmeyi pek istemez. • Okumayı uykuya tercih eder. Yüzmeyi de yürümeye. • Yakın zamanda dünyaya attığı köklerinden birini kaybetti. • 40 yaşın yeni gençliğin başlangıcı mı yoksa eski yaşlılığa giden yol mu olduğuna henüz karar veremedi. Ama yüreği ilkinden yana. • İş yaşamında pek ciddidir. Hiç buradakine benzemez. • IT sevgi alanıdır, PY ilgi alanı, matematik tutku alanı. İş analizi ise yaşama alanı. • Mükemmeliyetçilikte obsesiftir, bu yüzden işi hiç bitmez. • Biraz da duygusaldır, bu yüzden bu dünyaya ait dertleri hiç bitmez.

Bu yazıyı paylaş