BEN DÜNYAYI KURTARIRKEN – 10

Bugün yine ama yine çok sinirliyim. Biliyorum, biliyorum… Bu ara hep sinirliyim ama elimde değil. Sürekli tepemi attırıyorlar. Ayıp ya. Ben böyle canla başla çalışayım ama onlar beni böyle kızdırsınlar, olacak şey mi bu. İşin yürümüyor mu arkadaşım derler. Yürüyor işte.  O zaman bu neyin şikâyet, neyin söylenmesi bilmiyorum. Daha geçen gün konuştuk ki sarkmayan proje mi olurmuş diye. Son birkaç aydır hep aynı terane neden sarkıyormuş teranesi.

Diyor ki biri, bu işin bitiş zamanı üzerinden diğer işleri planlamışlar, bu işin de geri dönüş süresini hesaplamışlar. Ama süre uzadıkça maliyet artıyormuş, geri dönüş dedikleri şey büyüyormuş falan filan. Maliyet niye artsın ki… Kendi binamızda oturuyoruz, proje için yeni yer tutmadık. Maaşlı adamlarımız çalışıyor projede, dışarıdan birine para vermiyoruz. O zaman neyin maliyeti artacak ki hiç anlamıyorum. Sanki günlük yevmiye ile adam tutmuşuz da o çalışıyor.

Bunlar hep yeni moda. Yeni moda lafı sözü dergilerden okuyup okuyup ortaya çıkıyor şu zıpır yeniyetmeler. Gelip bir de benim başıma bela oluyorlar. Neymiş sitemiz açılmayınca oradan beklenen gelir de elde edilemiyormuş. Sanki bunca yıldır internetten satış yapıyorsun be adam. Al satış ekibine birilerini yapsınlar sana satış. Ayağımı kaydırma operasyonu yapmak için yeni yeni kavramlar uyduruyorlar. Eh bizim de ayağımız sağlam canım. Bu saçları değirmende ağartmadık. Yemezler öyle yeni boş lafları.

Dedim ki geçen gün hadi gönülleri olsun. Şu kapsam yönetimi dedikleri şeye bakalım biraz. Sürekli yeni bir şeyler istiyorsunuz, hani, değişim yönetimi nerede dedi yazılımcıların başı. E günaydın, tabi yeni bir şey isteyeceğiz, müneccim miyiz biz her şey bir anda aklımıza gelecek, tüm ihtiyaçları bir seferde söyleyeceğiz. O kadar müneccim olsam burada bu aptallarla ne işim var loto falan oynarım parayı kaparım. Efendim tüm istekler bana gelecekmiş, ben bir ekip kurup bunların plana etkisine falan bakacakmışım. Anlamıyorum zaten neden her şeyi ben yapıyorum. Ben bu projenin yöneticisi miyim yoksa hizmetçisi miyim kardeşim ya.

Dokümana gerek yok dedik dinlemediler, şimdi doküman olunca ne oluyor elde belge oluyor. Yazılımcı da hani bunun değişimi diyor. Beni dinleselerdi; biz zaten anlatmıştık sana, sen unutmuşsun, der üste çıkıverirdik. Hem üste çıkamıyoruz hem de bunlarla ilgilenmek benim başıma kalıyor. Zaten dedim ya ben sanki projenin hizmetçisiyim. Koca proje yöneticisi bir ayaklarını uzatıp oturamıyor.

Aslında sürekli yeni fikirle gelenlere de kızıyorum. En iyisini yapmak istiyorlarmış. Biz bir siteyi ayağa kaldıralım da varsın en iyisi olmasın. Bak herkes bitmiyor diye söyleniyor. Önemli olan bitsin, kimse kullanmasa da olur. Müşterinin ayağı aman yok işte eli alışmadı der çıkarsın. Evet ya şu geliştirme dedikleri her şeye ben hayır diyeyim de bitsin artık iş. Yazılımcıları böyle mutlu ederim üstelik. Bakın iş hiç değişmeyecek dedim mi tamamdır.

Eski köye yeni adet getire getire yorulmadılar. Eskiden internetten satış mı vardı, giderdin mağazada çata çat pazarlık eder alırdın. Eskiden doküman mı vardı oturur adamın yanına anlatırdın. Eskiden proje yönetimi mi vardı, genel müdüre; biraz ağırlar efendim, anlayamıyorlar derdin biterdi.

En iyisi ben yeni hiçbir istek yapılmayacaktır diye bir yazı yazıp herkese göndereyim de  bari şu kapsamdı değişimdi kavgası bitsin. Biraz başım rahatlar bari.

Görüşmek üzere.

Genius66……

Author: Anita Barin AYTEKiN

Anita Barin Aytekin’in yaşamının tanımlayıcı noktaları… • Harika bir kızı var. Ailesinin diğer üyeleri de hiç fena sayılmaz. • Endüstri mühendisi olmasının en iyi seçimlerinden biri olduğunu düşünür. • Rüyalarında bilimkurgu ve fantezi diyarlarına gider, gelmeyi pek istemez. • Okumayı uykuya tercih eder. Yüzmeyi de yürümeye. • Yakın zamanda dünyaya attığı köklerinden birini kaybetti. • 40 yaşın yeni gençliğin başlangıcı mı yoksa eski yaşlılığa giden yol mu olduğuna henüz karar veremedi. Ama yüreği ilkinden yana. • İş yaşamında pek ciddidir. Hiç buradakine benzemez. • IT sevgi alanıdır, PY ilgi alanı, matematik tutku alanı. İş analizi ise yaşama alanı. • Mükemmeliyetçilikte obsesiftir, bu yüzden işi hiç bitmez. • Biraz da duygusaldır, bu yüzden bu dünyaya ait dertleri hiç bitmez.

Bu yazıyı paylaş