BEN DÜNYAYI KURTARIRKEN – 9

Bugün yine çok sinirliyim. Hatta burnumdan soluyorum.  Kapsam yönetimi ile ilgili işler sürüncemede kalmış, proje yönetimi felsefesi unutulmuş, diye bir sürü laf işittik. Anlamadım zaten şu felsefeyi, görsen hepsini büyük filozof sanki de felsefe diyorlar. Yesinler felsefeni. Yürümüyor mu proje, yürüyor. İşler yapılmıyor mu, yapılıyor. E sana ne o zaman takvim sarkmışmış. Sarksın, atlı mı kovalıyor bizi. Hani bir lafı vardı dedelerimizin, tabakhaneye XXXX mi yetiştiriyorsun diye. Aynen öyle.

Bu adam maaşlı adam, proje sarksa da parasını alacak, sarkmasa da. E o zaman ben ne diye bu işlerin peşine düşüp, onu bunu kovalayayım. Arkada başka projeler varmış. E bana ne, o projelerin sahibi düşünsün. Dedim de aklıma geldi. Yoksa o projelerin sahipleri mi gidip işleri gecikiyor diye beni gammazladılar, yok ya ne gammazı, resmen iftira attılar.

Kesin onlar. Kardeşim projen o kadar mühimse önce seninki başlasaydı. Neymiş efendim insan kaynakları yönetimi paketi değişecekmiş, stok kontrol uygulamaları değişecekmiş. Hiç de acil değil ki bunlar. Personel yönetilebiliyor mu, evet. E o zaman paketin değişmesine de gerek yok. Stokları izliyor musun, evet. Eh biraz kaçacak tabi, ne demişler bal tutan parmağını yalar. O zaman bu proje de gereksiz. Şimdi ben sürekli zamanları, işleri kovalayınca ne olacak. Benim projem bitse ne olacak. Ne olur sanki stoku biraz geç kontrol etsen, personeli biraz az yönetsen.

Şimdi plana sağ olsun bizim çocuklar bir sürü şey yazdılar. Eh bir şekilde yapılacak işler zaten bunlar.  Tamam dedik şu denetçinin, bilmemne müdürünün gönlü olsun, proje yönetimi yapalım, plana yazalım. Yazdık diye milletin peşini mi kovalayacağız. Benim işim var gücüm var. Bu yaştan sonra, bu mevkiden sonra ben milleti kovalayamam.

Aslında zaten sanmıyorum da şu meşhur proje yönetimi felsefesinin böyle bir şey yap dediğini. Bunlar bana belden aşağı vurmak için çıkartıyorlar bu saçma fikirleri. Plan var işte, baksınlar yapsınlar, iş plana uygun giderse kontrole gerek kalmaz. Plana uygun da gitmiyorsa, eh artık ben ne yapayım, herkesin işini oturup ben yapacak değilim ya.

Bir de ne dediler, kapsam yönetimi işi boşta kalmış. Kapsam belli işte; internet üzerinden ufak hediyelik eşya satışı. Nesi değişecek ki. Büyük hediyelik mi satalım diyeceğiz, ev mi satalım diyeceğiz. Çıfıt çarşısı gibi kapsam dökümanı hazırladılar tabi şimdi değişiyor diye tutturuyorlar. Hâlbuki ben dedim onlara dokümana gerek yok, iş belli diye. Beni dinleselerdi şimdi kimse kapsam değişiyor, bunlar izlenmiyor diye ağlamazdı. Kim sürekli şu var mı, bu var mı, bu değişti mi sürekli kontrol edecek.

Zaten kim okuyor ki bu dökümanı, işte bizim büyük filozoflar okuyordur o kadar. Satış modülü değişti hooop kapsam değişti, seçim modülü değişti, hooop kapsam değişti, favori listesi eklensin, hooop kapsam büyüdü. İşte doküman olursa böyle olur. Ben eğer otursaydım programcının yanına, şurayı şöyle yap, burayı böyle yap, her şey harika olurdu ama kime anlatacaksın.

Neyse bu kadar sinir yeter, biraz gevşeyelim canım. Biraz ses çıkarmayayım nasılsa unuturlar.

Görüşmek üzere.
Genius66……

Author: Anita Barin AYTEKiN

Anita Barin Aytekin’in yaşamının tanımlayıcı noktaları… • Harika bir kızı var. Ailesinin diğer üyeleri de hiç fena sayılmaz. • Endüstri mühendisi olmasının en iyi seçimlerinden biri olduğunu düşünür. • Rüyalarında bilimkurgu ve fantezi diyarlarına gider, gelmeyi pek istemez. • Okumayı uykuya tercih eder. Yüzmeyi de yürümeye. • Yakın zamanda dünyaya attığı köklerinden birini kaybetti. • 40 yaşın yeni gençliğin başlangıcı mı yoksa eski yaşlılığa giden yol mu olduğuna henüz karar veremedi. Ama yüreği ilkinden yana. • İş yaşamında pek ciddidir. Hiç buradakine benzemez. • IT sevgi alanıdır, PY ilgi alanı, matematik tutku alanı. İş analizi ise yaşama alanı. • Mükemmeliyetçilikte obsesiftir, bu yüzden işi hiç bitmez. • Biraz da duygusaldır, bu yüzden bu dünyaya ait dertleri hiç bitmez.

Bu yazıyı paylaş