BEN DÜNYAYI KURTARIRKEN 6 …

20 Ocak, 2010 · Bu yazıyı bastır

Söylemekten hiç hazzetmiyorum ama internetten birkaç yazı bulup baktım, Satın Alma Yönetimi diye bir şey varmış galiba. Gerçi ne halta yaradığını anlamadım ama varmış. İyi de ne satın alıyorum da yöneteceğim, neyi yöneteceğim. Fiyat araştırması gibi bir pis bir işi mi bana yıkacaklar yoksa. Bak kesin öyle olmalı. İşin yoksa bir sürü kırtasiyeciyi, marketi falan ara. Ne ilgisi var bunun ya.

Dur şimdi aklıma geldi, birileri geçen sene bu satın alma işinde yolsuzluk yapmıştı, ortaya çıktı. Şimdi kimse bu işi yapmak istemiyor başına bir şey gelmesin diye, o işi bana yıkacaklar, benim başımı yakacaklar.
Tamam, koltuğumda gözleri var ama bunun proje yönetimi ile ne ilgisi var. Üstelik internette bakınca da gördüm, cidden böyle bir kavram var gibi. Peki, ama proje yöneticisi niye gidip bir şey alsın. Yoksa yoksa… Ah anladım şimdi. Benim bu çaylaklar beni yanıltmak için internete böyle yazılar kaydetmiş olmalı. Ben de arayınca yazıları görüp cidden böyle bir şey var sanacağım. İnternete nasıl yazı kaydediliyor acaba. Gidip word’de kaydet deyince kayıt mı oluyor acaba. Hepsi ayağımı kaydırmak istiyor. Ama yapamazlar, kimseye pabuç bırakmam ben.

Risklere yazacak yeni bir konu buldum, yöneticinin ayağını kaydırma çalışmaları. Zavallı yöneticinin böyle komplolardan kurtulmak için uğraştığı şeyler. Şu saçma yazıları yazma, internete kaydetme için harcadıkları zamanda iş yapabilirlerdi. Eh performans değerlendirme aşamasında görecekler, çok kabahatleri birikti zaten. Böyle büyük ve kökü bir projeye, böyle ciddiyetsiz ve ukala çaylakları verirlerse olacağı budur.

Bugün yine bir başlıktan söz ettiler. Ama tabi artık inanmıyorum. İletişim Yönetimi diye bir başlık daha varmış. Aslında sevdim bunu. İletişimimizi artırmak için diyip yemekler falan düzenleyebilirim diye düşünüyorum. Herhalde öyle bir şey olsa gerek. Toplantı düzeni, iletişim kanallarının belirlenmesi, izlenmesi gibi derin birkaç cümle kurdular çaylaklar. Bu zevkli bir şeye benziyor tabi. Şu yemek fikri iyi ya. Hemen üst yönetime sunayım bu konuyu. İletişimi güçlendirmek için haftada bir gün öğlen yemeği, ayda bir akşam da akşam yemeği düzenlemek için bütçe isteyeyim. Herhalde bunu proje bütçesinden karşılamayız, şirketin karşılaması gerek.

Aslında fırsattan istifade şu gereksiz mail işini de çözsem. Mail kutum hep kırmızı, bir sürü şey geliyor, her maili bana da gönderiyorlar. Şöyle bir kural koysa, desem ki, proje yöneticisine direkt onun yanıt vereceği konular dışında mail gönderilemeyecek, telefon açılamayacaktır. Bu fikri de tuttum. Adına da proje iletişim kuralları derim. Toplantı işi de sıkıcı zaten. Ben kritik yolda çok işim var diyip biraz kurtuldum ama proje yöneticisi toplantılara girmez diye bir iletişim kuralı daha yapabilirim aslında.

İletişim yönetimi güzel de şu satın alma yönetimi işini ne yapacağım. Blöfünüzü gördüm demenin bir yolunu bulmak gerek. Acaba hepsini birden kırtasiyeye ya da markete gönderip alay mı etsem. Yönetsinler bakalım satın alma işini. En ucuz ürünü bulana ödül var derim. Bak böylece iletişim yönetimi de yapmış olurum. Ödül var, ödüllü satınalma yönetimi. Ödül töreni yapıp biraz daha dalga geçer, iletişimi de güçlendiririm.
Çok zor işim benim. Proje yönetimi diye diye koltuğumu altımdan almaya çalışıyorlar. Ama diyorum ya bu işler vız gelir tırıs gider bana.  Neyse biraz daha bakayım şu internete de, belki satın alma yönetimi cidden vardır da komik olmayalım.

Tekrar görüşmek üzere.

Genius66

ALGI EŞİKLERİ, HER İNSANDA FARKLI BOYUTLARDA YERALAN DIŞ DÜNYAYI ANLAMLANDIRABİLME YETİSİDİR.
FABE