<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>FABE Proje Yönetimi Eğitim Danışmanlık Lojistik Mühendislik / Project Management Training and Consultancy / Proje Yonetimi</title>
	<atom:link href="http://fabe.biz/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fabe.biz</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sat, 04 Sep 2010 09:11:57 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>ÖNEMLİ UYARI</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1431</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1431#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 06:42:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1431</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul’da kurulmuş bazı proje yönetimi eğitim firmaları, verdikleri eğitim tekliflerinde katılımcılara verecekleri sertifikaların İstanbul Proje Yönetim Derneği (İPYD) ve Project Management Institute (PMI) tarafından onaylı olacağını söylemektedirler. Her iki kurumun da eğitim firmaları tarafından verilen hiçbir sertifikayı onaylama işlemi yapmamakta olduğunu, bir tüketici olarak bu tür gerçekdışı beyanlara itibar etmemenizin kurumsal menfaatleriniz açısından uygun olacağını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da kurulmuş bazı proje yönetimi eğitim firmaları, verdikleri eğitim tekliflerinde katılımcılara verecekleri sertifikaların İstanbul Proje Yönetim Derneği (İPYD) ve Project Management Institute (PMI) tarafından onaylı olacağını söylemektedirler. Her iki kurumun da eğitim firmaları tarafından verilen hiçbir sertifikayı onaylama işlemi yapmamakta olduğunu, bir tüketici olarak bu tür gerçekdışı beyanlara itibar etmemenizin kurumsal menfaatleriniz açısından uygun olacağını saygı ile hatırlatırız.</p>
<p><strong>FABE PROJE YÖNETİMİ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1431</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>THY ÇALIŞANLARINA YAPTIĞIMIZ SUNUM</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1419</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1419#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 20:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1419</guid>
		<description><![CDATA[Eğitmenimiz Dr. Faruk BUDAK, 15 Temmuz 2010 tarihinde Atatürk Havalimanında yerleşik THY Genel Müdürlük, THY Teknik, THY Yer İşleri, THY Eğitim Başkanlıklarında çalışan personele, &#8220;Tüm Sivil Havacılar Derneği&#8221; organizatörlüğünde düzenlenen bir program çerçevesinde Genel Müdürlük binasında bir sunum yapmıştır. Eğitmenimizin, &#8220;Asya ve Afrikada 15 aylık solo bir yolculuk&#8221; başlıklı projesini nasıl planlayıp, uyguladığını  ve projenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitmenimiz Dr. Faruk BUDAK, 15 Temmuz 2010 tarihinde Atatürk Havalimanında yerleşik THY Genel Müdürlük, THY Teknik, THY Yer İşleri, THY Eğitim Başkanlıklarında çalışan personele, &#8220;Tüm Sivil Havacılar Derneği&#8221; organizatörlüğünde düzenlenen bir program çerçevesinde Genel Müdürlük binasında bir sunum yapmıştır. Eğitmenimizin, &#8220;Asya ve Afrikada 15 aylık solo bir yolculuk&#8221; başlıklı projesini nasıl planlayıp, uyguladığını  ve projenin performans değerlendirmesini metodolojik olarak nasıl yaptığını görsel fotoğraflar eşliğinde anlattığı sunuma katılım ve izleyici memnuniyeti oldukça yüksek olmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1419</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>KİŞİSEL GELİŞİM PERSPEKTİFİNDEN SORUMLULUK ALMAK VE ÖĞRENİLEN DERSLER</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1402</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1402#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 11:25:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1402</guid>
		<description><![CDATA[Kişisel gelişim perspektifinden baktığımızda “sorumluluk almak”, yaşamda başımıza ne gelirse gelsin, bunların kendi düşüncelerimiz ile kendimize çektiğimiz olay ve durumlar olduğunu, hepsinden almamız gereken bir ders olduğunu idrak etmek demektir.
Hayatımızda veya iş yaşamımızda çok kötü olay ve durumlarla karşılaşmış olabiliriz. Bize zarar vermek isteyen, bizi üzen insanlar karşımıza çıkmış olabilir. Belki de “keşke bu hiç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel gelişim perspektifinden baktığımızda “sorumluluk almak”, yaşamda başımıza ne gelirse gelsin, bunların kendi düşüncelerimiz ile kendimize çektiğimiz olay ve durumlar olduğunu, hepsinden almamız gereken bir ders olduğunu idrak etmek demektir.</p>
<p>Hayatımızda veya iş yaşamımızda çok kötü olay ve durumlarla karşılaşmış olabiliriz. Bize zarar vermek isteyen, bizi üzen insanlar karşımıza çıkmış olabilir. Belki de “keşke bu hiç olmasaydı” ya da “keşke onunla hiç karşılaşmamış olsaydım” diyebildiğimiz durumlar oldukça fazla olabilir. Oysaki deneyimlediğimiz her durumun içinde, almamız gereken dersler durmaktadır. Belki de sadece öğrenmemiz gereken bir şeyler olduğundan, o durum ve insanlarla karşılaşmaktayız. Bir olay bizi üzebilir, bir insan bize zarar verebilir fakat eşzamanlı olarak ta, ondan almamız gereken bir ders te bulunmaktadır. İşte biz bu derslerin farkında olmadığımız zamanlarda, sorumluluktan kaçarız. Sorumlu olmak demek, başımıza gelen her olayda, karşılaştığımız her insanda, almamız gereken bir ders olduğunu ve bu sürecin her zaman bizim yararımıza olduğunu idrak etmek demektir.<br />
Hangi durumda olursak olalım, yaşadıklarımızın sorumluluğunu almak, her zaman kendi yaşamımızın bizim elimizde olduğunun farkında olmamız anlamına gelir. Sorumluluğu başkasına atmak ise, kurban olduğumuzu kabul etmektir.</p>
<p>Biri bizi üzebilir ya da bir olay, üzülmemize sebep olabilir. Gerçekte ise üzülmemize tek izin veren ne o olay ne de o insandır çünkü gözyaşlarımıza ya da duygularımıza sahip olan tek kişi biziz.</p>
<p>Yaşadıklarından sorumlu olan biri, hangi olayı neden yaşadığını, hangi insanla niçin karşılaştığını anlar ve analizini yapabilir. Sorumluluk almak, kendi yaşamına sahip çıkmak demektir. Ne zaman birini ya da birisini suçlasak, mutlaka alamadığımız bir ders ile karşı karşıya gelmişizdir. Çözümlenemeyen bu düğüm, suçlama olarak dışarıya yansır. Başkalarını suçlamak her zaman, kendi elimizle yaşamımızı onlara sunduğumuzun ve bizim kendi yaşamımızda hiçbir payımızın olmadığının göstergesidir. Kişi suçlamak yerine, her zaman kendi içine bakmalı ve de dışta olan bu yansımanın içindeki hangi durumdan kaynaklandığını bulmalıdır. Ne zaman birinde bir şeye sinir olsak, bu içimizde kabul edemediğimiz bir şeye basıldığının, bir düğmeye dokunulduğunun işaretidir. O kişiye saldırmak yerine, içimizde neler olduğunu ve bu davranışın bizde hangi inancı tetiklediğini anlamak, kişisel gelişimde çok önemlidir. Böyle bir durumda birilerini suçlamak daha kolaydır fakat yaptığımız bu bilinçsiz hareketin bilincini de kendimizde yarattığımız kin, öfke gibi negatif duyguların zararları ile öderiz.</p>
<p>Aynı şekilde kendimizi suçlamak, başkalarını suçlarken yaptığımız gibi, kendimizi zehirleme yoluna gitmektir. Sorumluluk almak ve suçlamak, farklı şeylerdir. Kişi başına ne gelirse gelsin sorumluluğu almalı aynı zamanda da kendini ve başkalarını suçlamaktan kaçınmalıdır. Kendini ve başkalarını suçlama yoluna giden biri, yaşamda başına gelenlerin onun hayrı için oluştuğunu idrak edememekte, alması gereken dersleri de kaçırmaktadır.</p>
<p>Kişinin kendini suçlaması, kendine verebileceği en büyük ceza ve yıkımdır. Bu suçluluk duygusu ile beraber büyük bir üzüntüyü de kendinde ortaya çıkaracaktır. Unutmayalım ki, birçok hastalığın kökeninde, kişinin negatif duyguları yatmaktadır. Kendini suçlamak, kendi değerini baltalamak ve zehirlenmeye izin vermek demektir ve kişi bunun bedelini de bir gün ödeyecektir.</p>
<p>Yaşamınızı asla başkalarına teslim etmeyin, bunun birinci yolu başımıza ne gelirse gelsin, tüm yaşadıklarımızın sorumluluğunu üstlenmekten geçer. Hiç kimseyi ya da durumu suçlamayın, bu kendini zehirlemenin en kolay yoludur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1402</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>TATİL PROJELERİ - RAJASTAN - HİNDİSTAN’IN EN RENKLİ EYALETİ</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1399</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1399#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 11:22:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1399</guid>
		<description><![CDATA[Sıcak ve nemli havaya alışabilmek için başkent Yeni Delhi’de verdiğim ısınma molasını bitirip yavaş yavaş Rajastan’ın büyülü atmosferinde kaybolma zamanı&#8230;
Eyaletin başkenti Jaipur şehrindeyim.

Eski Şehri (Old City) çevreleyen surlardaki yedi giriş kapısından biri olan Sanganeri Kapısını geçip, neredeyse otuz metre genişliğindeki bulvarda yürüyorum. Surlarda ve gördüğüm bütün yapılarda pembe taşlar kullanılmış. Bulvarın her iki tarafında, yüzyıllara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak ve nemli havaya alışabilmek için başkent Yeni Delhi’de verdiğim ısınma molasını bitirip yavaş yavaş Rajastan’ın büyülü atmosferinde kaybolma zamanı&#8230;</p>
<p>Eyaletin başkenti Jaipur şehrindeyim.</p>
<p><a href="http://fabe.biz/wp-content/images/02-lalgarh-palace1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1411" title="02-lalgarh-palace1" src="http://fabe.biz/wp-content/images/02-lalgarh-palace1.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p>Eski Şehri (Old City) çevreleyen surlardaki yedi giriş kapısından biri olan Sanganeri Kapısını geçip, neredeyse otuz metre genişliğindeki bulvarda yürüyorum. Surlarda ve gördüğüm bütün yapılarda pembe taşlar kullanılmış. Bulvarın her iki tarafında, yüzyıllara tanıklık etmiş, şimdilerde ise bakımsızlığın pençesinde kıvranan pembe ve portakal renkli yapılar, insanı gerçeklikten koparıp adeta bir masal alemine sürüklüyor. Rengarenk sariler giyinmiş Hintli kadınlar, yerleri süpürürken, fotograf için harika görüntüler veriyorlar. An’ı yaşıyorum. Kendimi Hindistan denilen o büyülü  ırmağın akıntısına bırakma zamanı; keyifle sürükleniyorum.. .</p>
<p>Sol yanımda insanı hayrete düşüren güzelliği ve şirinliğiyle Hawa Mahal (Rüzgarlar Sarayı)’ı görüyorum. 1700&#8242;lerin sonunda inşa edilmiş bu beş katlı yapının en görkemli tarafı, caddeye bakan yüzü. Daracık pencerelerden oluşmuş küçük kafesler, City Palace&#8217;da Raja&#8217;nın haremindeki güzellerin, şehirdeki günlük yaşamı dışarıdan farkedilmeden izleyebilmeleri için özenle yapılmış.</p>
<p>Hava Mahal’den sonra biraz daha yürüyünce, Eski Şehrin ortalarında yer alan City Palace&#8217;a geliyorum. Şehrin gürültüsünü geride bırakarak, pembe duvarlardan oluşan labirentte, neşeli kuş seslerinin iç ferahlığıyla kaybolmak; bu gezide yaşadığım ayrıcalıklı ve son derece keyifli bir ruh hali. Bu güzel atmosferi tüm benliğimde hissetmek gerçekten çok hoş bir duygu&#8230;</p>
<p>Jaipur’da sadece Hindistan’a özgü bir gece başlıyor. Hindular, evlerinin bahçelerinde, caddelerde ateşler yakarak ertesi gün başlayacak önemli günü kutsamaya başlıyorlar. Holy; (Colour Festival) Hinduların birbirlerine rengarenk boyalar atarak, kışın sona erip baharın gelişini kutladıkları özel bir gün. Karşımda, uzak tepelerin üzerinde taht kurmuş enfes bir dolunay, arka fonda gece kuşlarının iç çekerek &#8216;ben buradayım&#8217; deyişleri, şehrin farklı noktalarında yakılan ateşlerden yayılan aydınlık, sanki bambaşka bir dünyanın eşiğinde olduğumu hissettiren mistik atmosferin görsel unsurları&#8230;</p>
<p><a href="http://fabe.biz/wp-content/images/05-kutsal-inekler1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1412" title="05-kutsal-inekler1" src="http://fabe.biz/wp-content/images/05-kutsal-inekler1.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p>İkinci günümdeki hedefim Amber Kalesi. Kale ve içindeki saray, dörtyüzyıl önce bir Rajput komutanı tarafından tamamlanmış. Tüm ovayı ayaklar altına seren terasa yapılmış, bir dizi sütundan oluşan Divan-ı Aam, Maharaja&#8217;nın emrindekilerle ve halkla görüştüğü açık salon. Daha yukarıdaki teraslarda, Rajanın haremiyle birlikte yaşadığı ihtişamlı bölümler var. Saray bölümüne geçtiğimizde, böyle muhteşem bir yeri görmenin bir ayrıcalık olduğunu hissediyorum.</p>
<p>Taj Mahal, Hindistan&#8217;ın simgesi olmayı haketmiş bir sanat eseri. Fakat, Amber Fort&#8217;taki duvar süslemelerinin ihtişamı, ne yazık ki Taj Mahal&#8217;de yok. Özenle yapılmış küçük aynalardan oluşan duvar süslemeleri karşısında hayret içindeyim. Saray odalarının gizemli loşluğu, aynaların etkisiyle pırıl pırıl yanan yıldızlı bir geceyi andırıyor. Bir duvara küçük aynalarla işlenmiş vazo ve çiçek detayları muhteşem. Öylesine güzel bir yapının içindeyim ki, insanın Raja’ya imrenmemesi elde değil&#8230;</p>
<p>Yeni bir şehir, Puşkar, sanki çölün ortasında bulduğum bir vaha gibi. Kalacağım otele doğru yürürken bir yandan da bu küçük kasabayı keşfediyorum.  Yürümek için son derece rahat bir yer burası. Hindular için kutsal bir hac yeri olan gölün etrafında, göle inen merdivenleriyle çok sayıda Gat (Dipnot: Hindu inancına göre, yıkanmak ve ibadet etmek için gelinen, göl ya da nehir kıyısındaki basamaklı yer) bulunuyor.</p>
<p>Akşamüstü yine sokaklardayım. Ana caddenin her iki tarafı, turistik eşya dükkanları ve restoranlarla dolu. Herkes sıcakkanlı ve iyimser. Sevimli, cıvıl cıvıl bir ortam var.</p>
<p><a href="http://fabe.biz/wp-content/images/14-kumbalgarh-kalesi.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-1409" title="14-kumbalgarh-kalesi" src="http://fabe.biz/wp-content/images/14-kumbalgarh-kalesi.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p>Gölün Doğu kıyısındaki Gat&#8217;a gidiyorum. Burası sanki gizli bir anlaşmayla yabancılara bırakılmış. Çevrede hiç yerli yok, ibadet için gelen hiç Hintli göremiyorum. Burası, günbatımını huzur içinde izlemek için Puşkar’ın en uygun noktası. Çevremde bulunanların büyük çoğunluğu genç gezginler. Batılı ve Hintlilerden oluşan karma perküsyon grubu, doğaçlama çalıyor&#8230; Güneşin göl üzerindeki batışı gerçekten büyüleyici. Müzikle bütünleşen, sevgi ve huzur dolu bir zaman dilimindeyim.</p>
<p>Rajastan’ın Pakistan sınırına yakın şehri Bikaner’de sabah otelin restoranında bugün göreceklerimi düşünmemeye çalışarak kahvaltımı yapıyorum. Belki de hayatım boyunca benzerini bir daha yaşamayacağım, son derece sıradışı bir gün olacak. Hedefim, Bikaner’den otuz kilometre uzaklıktaki Deşnok’ta yer alan Karni Mata Tapınağı.</p>
<p>Hindistan&#8217;da binlerce tapınak var. Ama, Karni Mata&#8217;daki ibadet biçimi ve ritüeller bir çok insanın yadırgayacağı özelliklere sahip. Hindistan Hükümeti, 1990&#8242;larda başlattığı bir mücadele ile Hindistan’daki fare nüfusunu önemli ölçüde azaltılmayı başarmış. Buna karşın Karni Mata Tapınağındaki farelere dokunulamıyor. Onların dokunulmazlıkları ve önemli bir ayrıcalıkları var! Bir sonraki enkarnelerinde, önemli spiritüel kişiler olarak dünyaya gelecek ruhlar, bekleme sürelerini bu farelerin bedenlerinde tamamlıyor. Fareler, bu nedenle kutsal kabul ediliyor.</p>
<p>Asıl kutsal mekan, küçük avluda tam karşımdaki bölüm. Metal korkuluklardan yapılmış yolu izlemem gerekiyor.</p>
<p>Hindular, yere eğilip, uzun uzun dualar ederek ibadetlerine başlıyorlar. Bir Hindu kadın yere kapanmış, üzerinde farelerin dolaştığı buğdayları avuçlarına alıyor ve yüzüne sürüyor. Bir diğer Hindu ise, farelerin daha iç bölümlere geçtikleri eşiğe alnını koyarak uzunca bir süre hareketsiz kalıyor. Abartmayıp sadece dua etmekle yetinenler ve yanlarında getirdikleri yiyecekleri farelere ikram edenler de var.</p>
<p>Bu olay bizim anlamakta çok zorlanacağımız bir “Hindistan realitesi”. Hoşgörümüzün sınırlarını ne kadar zorlarsak zorlayalım kolay kolay anlayamayacağımız bir dini inanç ve ibadet şekli.</p>
<p>Bikaner&#8217;de mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında Jaranarg Kalesi geliyor.</p>
<p>Art arda yapılmış yüksek sur duvarlarının arasındaki eğimli yol, kırmızı taşlarla kaplı büyük bir meydana çıkıyor. Rengarenk sari denizini andıran kalabalığın devinimi son derece farklı, estetik ve enerji verici bir görünüm yaratıyor.</p>
<p>Asıl saray bölümü mimari açıdan gerçek bir şaheser. Amber Fort&#8217;ta gördüğüm duvar süslemelerinden burada eser yok, ama Maharaja&#8217;nın zenginliğini, gücünü ve hareminin görkemini hissedebiliyorum. Pencerelerdeki vitraylardan süzülerek gelen ışığın duvarlardaki işlemelerde yansıması, ortama son derece egzotik bir hava katıyor; geçmişin çok farklı, ihtişamlı dünyasına götürüyor beni. Bu güzellik karşısında büyüleniyorum.</p>
<p>Jaiselmer, kuraklığın içinde ansızın ortaya çıkıveren, ıssız, yeşilden yoksun bir kale-şehir. Şehir duvarlarının ardında, sanki yüzyıllar öncesine ait yaşamın sırlarını aydınlatacak ipuçları var&#8230; Mansiyon olarak adlandırılan eski köşklerin ön cephelerindeki taş işçiliği, gerçekten muhteşem. Bu toprak şehrin büyülü atmosferinden ister istemez etkileniyorum. Özcan Yüksek’e de söylediğim gibi “eğer binbir gece masalları yaşandıysa, herhalde bu şehirde yaşanmış olmalı”&#8230;</p>
<p>Jodpur treninden sabahın beşinde inip Eski Şehrin labirenti andıran yollarından geçip pansiyona ulaşınca, hemen terasa çıkıyoruz. Ortalık yavaş yavaş aydınlanıyor. İnanılmaz bir manzara gözlerimizin önüne seriliyor; Jaipur nasıl pembenin hakim olduğu şehir ise, Jodhpur da baştan aşağı maviye boyanmış bir şehir; bulunduğum bölgedeki bütün binalar mavi. Açıkhavada, damlarda, teraslarda uyuyanlar, yavaş yavaş şehirle birlikte uyanıyorlar. Mavi bir gün daha başlıyor Jodhpur&#8217;da.</p>
<p>Gündüz saatlerini şehrin labirent gibi sokaklarında dolaşarak geçiriyorum. Daracık sokaklar, masmavi eski yapılar ve değişmez dekorun tamamlayıcısı sevimli ineklerden oluşan genel görünüm çok etkileyici. Rikşaların güçlükle ilerleyebildiği daracık sokaklarda kaybolmanın hazzını yaşıyorum. Hiç bir şey yapmadan, sedece  &#8216;an’ı&#8217; hissederek olan biteni gözlemlemek, akan yaşamın farkında olmak gerçekten mutluluk verici&#8230; Hindistan tüm benliğimi yavaş yavaş kuşatıp etkisi altına alıyor.</p>
<p>Rajastan’ın en romantik şehri olarak adlandırılan Udaypur’dayım.</p>
<p>Sabah, yine çok erken bir saatte, göl kıyısındaki pansiyonumun terasına çıkıyorum. Gölün kıpırtısız, ayna gibi yüzeyinde, sarayın (Lake Palace) yansıyan görüntüsü çok güzel, sisler arasında adeta dev bir kuğu. Eski saray, şimdilerde beş yıldızlı bir otel. Saraya yaklaşan tekneler otantik görüntüyü daha da güzelleştiriyor&#8230;</p>
<p>Karşı tapınaktan gelen müzik, otantik havayı daha da ağırlaştırıyor. Kuş sesleri ve Gat’ta yıkananlar&#8230; Hindistan’ın romantik yüzü karşımda duruyor. Bu otantik şehirde, herkesin gülümseyerek &#8216;namaste&#8217; demesi, güzelim göl ve ortasındaki saray, pislik içindeki gölde insanların gayet rahat, hem bulaşık, hem çamaşır yıkamaları, işlerini bitiren kadınların gizlemeye gerek duymadan bolca köpürterek yıkanmaları, bu şehre dair hafızamda uzun süre canlı kalacak enstantaneler.</p>
<p>Gerçekten de Rajasthan, Hindu ve Jainler için kutsal Abu Dağıyla, Jainler için önemli bir hac yeri olan Ranakpur’la, Çin Settinin duvarlarını anımsatan Kumbalgarh’la, Şekavati bölgesindeki birbirinden enteresan figürlerle boyanmış havelileri ile apayrı bir dünya. Sanki yüzyıllar öncesinden kopup gelmiş bir masal ülkesi&#8230; Birbirinden ilginç şehirleri beni kendisine hayran bırakıyor.</p>
<p>Dr. Faruk BUDAK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1399</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BEN DÜNYAYI KURTARIRKEN - 11</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1396</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1396#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 11:05:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1396</guid>
		<description><![CDATA[Bak bugün yine sinirliyim. Gören de diyecek ki bu adam niye hep sinirli. Tabi sinirli, her gün yeni bir şey çıkartıyorlar. &#8220;Kalite Yönetimi&#8221; diye bir şey uydurdular şimdi de. Her gün yeni bir şey, her gün yeni bir kavram. Kardeşim ben mecbur muyum sizin hayal gücünüzün peşinden gitmeye.  Aklınıza geleni söylüyorsunuz, ben ne bileyim ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bak bugün yine sinirliyim. Gören de diyecek ki bu adam niye hep sinirli. Tabi sinirli, her gün yeni bir şey çıkartıyorlar. &#8220;Kalite Yönetimi&#8221; diye bir şey uydurdular şimdi de. Her gün yeni bir şey, her gün yeni bir kavram. Kardeşim ben mecbur muyum sizin hayal gücünüzün peşinden gitmeye.  Aklınıza geleni söylüyorsunuz, ben ne bileyim ne dediğinizi ya da ne kastettiğinizi.</p>
<p>Kalite de yönetilir mi hiç. Kalite ya vardır ya da yoktur. Yönetince kalite mi olur. Kalite insan mı da yöneteceksin. Anlamadım gitti ya. Neymiş, Kapsam, Zaman, Maliyet diye bir saçayağı varmış, bunun toplamı da kaliteydi galiba. Aman ne bileyim, saçtı ayaktı, üçgendi, beşgendi, kafam karıştı benim. Yok, bunlardan hiçbirinden fedakârlık yapmadan istenen sonuca ulaşma sanatı imiş. Ne zamandan beri proje yönetimi sanat oldu acaba.</p>
<p>Ben biliyorum sırf benim kafamı karıştırmak için ortaya atıyorlar bunları. Sürekli kapsam değişsin isteyen bunlar. Bu yüzden süre sürekli uzuyor. Eee maliyet de artıyor haliyle. E o zaman ne oldu bizim sacayağı. Ne olacak uçtu, gitti, bitti. Benden imkânsızı istiyorlar. İmkânsızı yapamayacağım, böylece onlar da beni başarısız gösterecekler.<br />
Hem zaten neyin kalitesi anlamıyorum, elle tutulur bir şey değil ki bu kardeşim. Elle tutsan, boyunu ölçsen, ağırlığını tartsan anlarım. Web sitesi bu kardeşim. Neyi ölçeceksin. Sorular uzun mu kısa mı, kaç harften oluşuyor, resmilerin boyu ne kadar, onları mı sayacağız ki. Hep derim, yine de diyorum bu yeni nesil laf kalabalığından başka bir şey bilmiyor. Onlar laf kalabalığı yapınca biz eski topraklar da bilmiyor gözükmemek için kafa sallıyoruz. Sonra adamların dedikleri anayasa gibi oluyor kardeşim ya.</p>
<p>Bir şey daha söylediler, &#8220;6 Sigma&#8221; diye bir şey varmış. Sigma da nerden çıktı bilmiyorum ama teki yetmiyor bir de altısını çıkartmışlar. Neden üç, beş ya da dört değil de altı onu da bilmiyorum. Herhalde İngilizcesi havalı oluyordur, ondan. En az hataya yaklaşmayı sağlıyormuş. Web sitesinde hata olsa ne olur, olmasa ne olur. Ucunda ölüm mü var. Pek pek sipariş yanlış olur, olsun mal satıldıktan sonra. Hem kim oradan alışveriş yapacak sanki. Eline almadığın mal alınır mı sanki.</p>
<p>Hani projeyi ben yönetiyorum diye sesim çıkmıyor ama sanmam ki internet sitesinden çok alışveriş olsun. Şahsen ben almam. Nereden belli adamların yalan yanlış bilgi vermedikleri. Mesela resim doğru mu bakalım. Üstelik hepsi doğru olsa bile yolda aldığın şey kırılsa dökülse ne olacak. Acaba şu Kalite Yönetimi dedikleri şey buna mı yarıyor. Hani resim doğru mu, bilgi doğru mu, birbirini tutuyor mu, onları sağlamaya mı yarayacak acaba.</p>
<p>Bildiğim şu, her gün yeni bir şey çıkıyor. Sırf bana inat kitapları karıştırıp profesörlerin öylesine söylediği lafları bulup, proje yönetimi diye ortaya çıkıyorlar biliyorum. Hayır, mantıklı bir şey olsa ben de bilirim herhalde. Bunca zamandır bu işlerin içindeyiz. Kalite dediğin şey fabrikada olur. Kimi kandırıyor bunlar ya.</p>
<p>Şu saçayağını kendileri nasıl bozuyorlar, onu anlatan bir yazı yazıp hepsini bir güzel fırçalayayım da görsünler günlerini. Kalite diyorsan sacayağını bozmayacaksın arkadaşım. Bozarsan olmaz. Bak fabrikada böyle saçayağı falan yok, dolayısı ile kalite orada bolca var. Neyse ben bir fırça yazısı yazayım bakalım.</p>
<p>Görüşmek üzere.<br />
<strong>Genius66</strong>&#8230;&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1396</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PROJE YÖNETİMİNDE ÖZLÜ SÖZLER - 2</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1392</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1392#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 10:58:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1392</guid>
		<description><![CDATA[Proje yönetimi ile ilgili özlü sözler ve esprili bazı uyarlamalara yer verdiğim ve Haziran bülteninde yayınlanan yazım sizler tarafından oldukça beğeni topladı (tamam kesin veriler yok, ama öyle hissediyorum:-)))) . Bu ay da dünya proje yönetimi literatüründen özenle derlediğim sözleri ve esprileri paylaşmaya devam edeceğim.
Proje Yönetimi, Projeler
Proje Yönetimi:  Gerçekte şans eseri olan çıktıların, bilinçli olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Proje yönetimi ile ilgili özlü sözler ve esprili bazı uyarlamalara yer verdiğim ve Haziran bülteninde yayınlanan yazım sizler tarafından oldukça beğeni topladı (tamam kesin veriler yok, ama öyle hissediyorum:-)))) . Bu ay da dünya proje yönetimi literatüründen özenle derlediğim sözleri ve esprileri paylaşmaya devam edeceğim.</p>
<p><strong>Proje Yönetimi, Projeler</strong><br />
Proje Yönetimi:  Gerçekte şans eseri olan çıktıların, bilinçli olarak önceden planlanmış aksiyonların bir sonucu olduğu yanılsamasını yaratma sanatıdır. Harold Kerzner, 1995<br />
Asıl işleri yangın söndürmek olduğu halde,  neden bazı profesyoneller proje yönettiklerini söyler?  Colin Bentley, 1997<br />
Diğer tüm organik varlıklar gibi, projelerin de bir yaşam döngüsü vardır. Yavaş bir başlangıçtan başlayıp büyür,  zirve yapar, düşüşe geçer ve en sonunda biter (Ve diğer organik varlıklar gibi bu sona direnirler).  Meredith &amp; Mantel<br />
Projeler bebek gibidir; ilgi ister, ilgiyi hemen ister.<br />
Vereceğiniz her kararın uzun vadede etkileri olacaktır. Bütün bu etkileri önceden tahmin edemezsiniz, ama onlarla yaşamak zorundasınız.<br />
İşler yolunda giderken mutlaka yanlış giden şeyler de olacaktır, her şey daha iyiye gidiyormuş gibi görünüyorsa kesinlikle gözden kaçırdığınız bir nokta var demektir.<br />
Başarısız olan birçok proje, daha başlamadan başarısız olmuştur.<br />
MS Word kullanmak sizi ne kadar yazar yapabilirse, MS Project kullanmak da ancak o kadar proje yöneticisi yapar.<br />
Proje Yönetiminde Büyük Günahlar:<br />
•    Başının belada olması<br />
•    Başının belada olması ama farkında olmamak<br />
•    Başının belada olması, farkında olmak ve görmezden gelmek</p>
<p><strong>Planlama ve Tahmin</strong><br />
Hızlı, ucuz ve iyi; istediğiniz herhangi ikisini seçebilirsiniz.<br />
On farklı kişi aynı anda veya aynı kişi on ayrı zamanda,  aynı şartlar altındaki ayni iş için farklı tahminler yapacaktır.<br />
Bir iş için en uzun süre ve en büyük bütçe tahmini yapan kişi, işin gerçekten nasıl yapılacağı ile ilgili fikri olan tek kişidir.<br />
Her proje doğru şekilde tahmin edilebilir (tamamlandıktan sonra).<br />
Bir kişiyi mantıksız bir teslim tarihine taahhüt vermek için ikna edebilirsiniz, ama bu taahhüdü yerine getirmesini sağlayamazsınız.  Edwards, Butler, Hill &amp; Russell, 1997<br />
Bitiş tarihi, projenin daha önce tamamlanamayacağını kanıtlayabildiğiniz en erken tarihtir.<br />
Verilen tarih ne kadar mantıksız olursa, onu karşılamak için o kadar çok para boşa harcanır.<br />
İyi bir plan risk analizine yardımcı olsa da hiçbir zaman projenin pürüzsüz yürümesini garanti edemez.  Bentley &amp; Borman 2001<br />
Bir proje ancak sizin için çalışmaya başladığında tamamlanmış sayılır, siz onun için çalışıyorken değil.  Scott Allen<br />
Altın Kurallar:<br />
•    Plan yap<br />
•    Plana uy<br />
•    Bu kadar basit<br />
•    Yapması ise bir o kadar zor</p>
<p><strong>Kapsam, İhtiyaç Analizi</strong><br />
Batmış bir projeye giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir. (Yani altın kaplama yok!)<br />
Müşteri size sadece sorduğunuz şeyi anlatacaktır, daha fazlasını değil.  (Gerekli olan her şeyin sorulduğundan emin olmalıyız).<br />
Bana neye ihtiyacın olduğunu söyle, sana onsuz nasıl yaşayabileceğini anlatayım.<br />
Kullanıcı gereksinimlerini keşfetmek için en iyi zaman ille de teslim aşaması değildir. :o)<br />
Şartlı bir söz verildiğinde, şartlar unutulur söz hatırlanır.  Edwards, Butler, Hill &amp; Russell, 1997<br />
Proje kapsamının özgürce değişmesine izin verirseniz, bir süre sonra değişim oranı gelişim oranını geçer.<br />
Siz kullanıcı taleplerini dondurabilirsiniz, ama onlar beklemekten vaz geçmeyecekler.<br />
Hiçbir şey, onu kendisi yapmak zorunda olmayan kişi için zor değildir.  &#8211;Weiler&#8217;s Law<br />
Çok miktarda gereksiz detay,  ‘açık ve net anlatım’ ihtiyacını karşılamaz.<br />
Benim kadar kafan karışıksa benim kadar şey biliyorsun demektir.<br />
Söylediğimi düşündüğün şeyi anladığına inandığını biliyorum; ama duyduğun şeyin kastettiğim şey olmadığının fakında olup olmadığından emin değilim.<br />
Eğer bir yazılım projesi ilk seferde çalışıyorsa, bir yanlışlık var demektir.<br />
Kod yazmak kesinlikle çok önemlidir. Erken teslim etmek de. İkisinden daha önemli olan ise “çözmeye çalıştığın problemi anlamak” ve daha da önemlisi “doğru yapmak”tır.<br />
Başarılı bir yazılım projesinin sonunda hiç kimse tasarım aşamasında çok fazla zaman harcadığı için şikayet etmemiştir.<br />
Süre ne kadar yakın, maliyet o kadar yüksek. (Proje ilerledikçe düzeltme maliyetinin daha çok artajağından söz ediyor.)</p>
<p><strong>Yürütme ve Kontrol</strong><br />
Hararetli çalışma her zaman ilerleme anlamına gelmez.<br />
Hiçbir zaman ‘efor’u ‘sonuç’la karıştırmayın. İlerlemeyi görmek için, harcanan eforu ölçüyorsanız doğru şeyi ölçmüyorsunuz demektir.<br />
Dikkate alınması gereken çalışılan saatler değil, o saatlerde ne yapıldığıdır.<br />
Bir işin nasıl yapılacağını bilmiyorsanız, sadece yapmaya başlayın.  Sizin kadar bile bilmeyen en az on kişi nasıl yapacağınızı anlatacaktır.<br />
Fazla mesai, acemi proje yöneticisinin hayal gücünün bir ürünüdür.<br />
‘Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz’ demenin hiçbir faydası yok. Ne gerekiyorsa onu yapmayı başarmalıyız.  Winston Churchill<br />
Gecikmiş bir yazılım projesine adam gücü eklemek projeyi daha da geciktirir.  Brooks&#8217; Law<br />
Büyük gemileri batıran küçük yarıklardır. (Sorunları ve riskleri küçümsemeyelim)<br />
Şans, hazırlık fırsatla bir araya geldiğinde olan şeydir. Seneca<br />
En iyi şans, kendin için kendi yarattığın şanstır. Douglas MacArthur</p>
<p><strong>Proje Ekibi ve İletişim </strong><br />
Ekibinize doğru insanları seçin,  daha sonra neyi yanlış yaparsanız yapın sizi kurtaracaklardır. İşte yönetim tam anlamıyla budur.  Tom DeMarco, The Deadline<br />
Yönetim çoğu zaman uygulamalı klinik psikoloji gibidir. Takım üyelerinin karakterleri ve anlaşmazlıklarıyla ilgilenmek gibi, bulaşacağınızı hiç tahmin etmediğiniz işleri içerir. Donald Norman<br />
Problem yaratan insanlar olmasaydı problemleri çözen insanlara da ihtiyaç olmazdı.<br />
Güvendiğin insanları ekibe al, yola devam et ve onlara güven!  Dan Lyons<br />
Herkese güvenmek de hiç kimseye güvenmemek kadar feci bir şeydir. Hesiodus, İÖ 700<br />
Bir insana, ona sorumluluk vermek ve ona güvendiğini bilmesini sağlamak kadar yardım edebilen çok az şey vardır.   Booker T. Washington<br />
Hiçbir koç oyunu kendi bildikleriyle kazanmamıştır, zaferi ancak oyuncularının bildikleri getirir.<br />
Öğrendim ki büyük lider, diğer insanlara yapmak istemedikleri şeyleri yaptırmak ve de sevdirmek yeteneğine sahip olan kişidir.  Harry S. Truman<br />
Hayatta en büyük ders, aptalların bile bazen haklı olabileceğini bimektir.  Winston Churchill</p>
<p><strong>Öğrenilmiş Dersler</strong><br />
Hata yapmak insani bir şeydir, bir hatada ısrar etmek ise ahmaklıktır.  Cicero, İÖ 43<br />
Hiç hata yapmayan kişi genellikle hiçbir şey yapmıyor demektir.  William Connor Magee<br />
Yaptığın şeyin gerçekten işe yarayıp yaramadığını kontrol et, gerçek delilik aynı şeyi tekrar tekrar yaparak farklı sonuçlar beklemektir.<br />
<strong><br />
Bardak Boş mu Dolu mu?</strong><br />
Yarısı su dolu bir bardağı gösterip bu soruyu sorduğunuzda;<br />
•    İyimser yarısının dolu olduğunu söyler,<br />
•    Kötümser,  yarısı boş der,<br />
•    Yazılımcı tamamen boş olduğunu,<br />
•    Proje Yöneticisi bardağın ihtiyaç duyulandan iki kat büyük olduğunu söyler,<br />
•    Sihirbaz ise bir numara yapar, bardağın dolu yarısı üstteymiş gibi gösterir.<br />
<strong><br />
Saadet TEKEL, PMP</strong><br />
Temmuz 2010</p>
<p>KAYNAKLAR:<br />
http://www.projectauditors.com/Laws/Law04.html<br />
http://herdingcats.typepad.com/my_weblog/2008/09/useful-project-management-quotes.html<br />
http://www.slideshare.net/GeoffatPerformancePeople/project-management-quotes-pipe-975906<br />
http://www.citehr.com/110518-project-management-quotes.html<br />
http://www.businessballs.com/quotes.htm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1392</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DEV PROJELER - TEMMUZ 2010</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1389</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1389#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 10:54:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1389</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar,
Temmuz ayı ile birlikte yazın geldiğini iyice hissetmeye başladık. Güneş en etkili, aynı zamanda da insan için tehlikeli olabilecek yoğunlukta kuzey yarı küreye ulaşmakta ve bize enerji vermektedir.
Enerji’den bahsetmeye devam ettiğimiz sürece konuşacak, paylaşacak insanoğlunu ilgilendiren o kadar çok başlık, gündem var ki, kimisinin okuyunca umutlanıyor, kimisini okuyunca dünyamıza yazık oluyor demekten kendimizi alamıyoruz.
Bu ayki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,</p>
<p>Temmuz ayı ile birlikte yazın geldiğini iyice hissetmeye başladık. Güneş en etkili, aynı zamanda da insan için tehlikeli olabilecek yoğunlukta kuzey yarı küreye ulaşmakta ve bize enerji vermektedir.<br />
Enerji’den bahsetmeye devam ettiğimiz sürece konuşacak, paylaşacak insanoğlunu ilgilendiren o kadar çok başlık, gündem var ki, kimisinin okuyunca umutlanıyor, kimisini okuyunca dünyamıza yazık oluyor demekten kendimizi alamıyoruz.</p>
<p>Bu ayki yazımızda enerjinin üretimi, yansımaları ile ilgili birkaç haber ve yeni büyük bir projenin tanıtımını yapmayı, bir sonraki yazımızda da projenin detaylarını sizinle paylaşmayı planladık.<br />
Dünyayı gelecek nesillere taşıyabilmek dileğiyle, mutlu yazlar…..</p>
<p><strong>Haberler;</strong></p>
<p>•    <strong>Petrol Sızıntısı, fosil enerji üretimi için yapılan çalışmaların yarattığı çevre kirliliği telafisi zor boyutlara ulaştı.</strong><br />
Meksika Körfezi’nde 20 Nisan’da BP şirketine ait petrol arama platformunda meydana gelen patlamanın ardından ham petrolün denize yayılması engellenemiyor. Çevreciler ABD kıyılarına kadar ulaşan petrolün, ABD tarihinin en büyük çevre felaketi olabileceği uyarısında bulunuyor. Petrol platformundaki çatlak, bütün çabalara rağmen şimdiye dek kapatılamadı. Meksika Körfezi ne günde ortalama 800 bin litre petrol sızıyor. Petrol ABD nin Loisiana, Florida, Alabama ve Mississippi Eyaletleri ne kadar ulaştı. Üç eyalet olağanüstü hâl ilan ettti. Yetkililer vatandaşların denize yaklaşmasını yasakladı.</p>
<p>Sızan petrol özellikle bölgede turizm ve balıkçılığı tehdit ediyor. Her iki sektör son olarak 2005 yılındaki Katrina kasırgasından olumsuz etkilenmişti. Yetkililer, ham petrolün denizden temizlenmesinin en az 3 milyar dolara malolabileceğini açıkladı. Amerikalı ekonomistler çevre felaketinin balıkçılık sektöründe 2.5 milyar, turizm sektöründe ise 3 milyar dolar zarara yolaçabileceği uyarısında bulunuyor.<br />
Kaynak; www.dw-world.de</p>
<p>•    <strong>“Enerji Kimlik Belgesi” alınması zorunlu hale geliyor.</strong> Böylelikle havayı ısıtma, çok para ödüyoruz ancak ısınamıyoruz nidalarına son…<br />
Konutlar için getirilen &#8216;enerji kimlik belgesi&#8217; alma mecburiyeti 1 Temmuz&#8217;dan itibaren uygulamaya konulacak. Binanın enerji ihtiyacı, yalıtım özellikleri ve ısıtma-soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içeren belgeyi almayan konutlara ruhsat verilmeyecek. Bu belgeye sahip olmayan konutların kiralama ve satış işlemi de yapılamayacak. 2017&#8242;ye kadar belgeyi almayan sanayi kuruluşlarına yüklü miktarda para cezası verilecek. Söz konusu belgenin en olumlu tarafı ise konutta oturanı yüklü fatura ödemekten kurtarması.</p>
<p>Bayındırlık ve İskan Bakanlığı&#8217;nın 2 Mayıs 2007&#8242;de çıkardığı 2627 sayılı Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Buna göre yeni yapılacak binalar yönetmeliğe uygun projelendirilecek, ısı yalıtımı denetlenecek ve sınırlı yıllık enerji tüketimi miktarına göre enerji kimlik belgesine sahip olacak. Eski binalar içinse 10 yıllık geçiş süreci bulunuyor. Bu sürecin üç yılı geride kalmasına rağmen yönetmelikler, geçen ayın sonunda çıktı. Uygulama, 1 Temmuz&#8217;dan itibaren mecburi olacak. Bu tarihten sonra 50 metrekarenin üzerindeki daire veya gecekonduyu satmak isteyenlerin, önce enerji kimlik belgesini alması gerekiyor. Belge, kiralama işlemlerinde de zorunlu olacak. 10 yıllık geçiş sürecinin sonunda belgeyi almayan sanayi kuruluşlarını yüklü miktarda para cezası bekliyor. Düzenleme, 20 bin metrekarenin üzerindeki binalarda &#8216;bina enerji yöneticisi&#8217; atanmasını da zorunlu kılıyor.</p>
<p>&#8216;Enerji tapusu&#8217; diye de nitelendirilebilen bu belge, evin aydınlatma da dâhil senelik ne kadar enerji harcadığını gösteriyor. Ev sahipleri, duvarlarını yalıttıktan, çift cam taktırdıktan ve diğer gerekli düzenlemeleri yaptırdıktan sonra, ilgili kanuni otoriteye gidip enerji kimliğini yükseltmeyi isteyebilecek. Enerji kimlik belgesini ise Elektrik İşleri Etüt İdaresi&#8217;nin yetkilendirdiği “enerji verimliliği danışmanlık şirketleri” verecek. Şimdiye kadar Türkiye genelinde bu amaçla yetki alan 15 şirket faaliyete geçti. Henüz enerji tapusu vermek için belirlenmiş bir tarife olmadığını, fiyatın piyasa şartlarında belirleneceğini belirtiliyor. Avrupa Birliği ülkelerindeki tarifenin Metrekaresi 1 Euro&#8217;dan fiyatlandırılıyor.<br />
Henüz emekleme aşamasında ve belirsizlikleri bulunan bu uygulamanın akıllı evlere dönüşmede teşvik sağlayıcı görüşüyle, gelişmeleri takip edeceğiz….<br />
Kaynak: www. emlakkulisi.com</p>
<p><strong>TREC Nedir?</strong><br />
Trans Akdeniz Yenilenebilir Enerji İşbirliği (TREC), Club of Rome, Hamburg İklim Koruma Vakfı ve Ürdün Ulusal Enerji Araştırmaları Merkezi tarafından yenilenebilir enerjiler alanında faaliyet göstermek üzere kurulan bir girişimdir. TREC, kurulduğu 2003’ten bu yana, Avrupa Birliği (EU), Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da (MENA) (EUMENA) enerji, su ve iklim güvenliği için teknoloji kuşağı ülkeleri ile güneş kuşağı ülkelerinin işbirliğini artırmak üzerine kurulu DESERTEC kavramını geliştirmiştir. (Desertec kavramını bir sonraki yazımızda detaylandıracağız) Şu anda, TREC bu kavramı politikacı, endüstrici ve finans dünyası işbirliği ile gerçeğe dönüştürmek için çalışmaktadır. TREC, temelde yenilenebilir enerjiler alanında çalışan bilim adamları, politikacılar ve diğer uzmanların oluşturduğu uluslararası bir ağdır.</p>
<p>TREC’in üyeleri (Ürdün Prensi, Haşmetmeap Prens Hassan Bin Tallal’ın da dahil olduğu yaklaşık 50 kişi) kurmuş oldukları düzenli ilişkiler ile ulusal hükümetlere ve özel yatırımcılara güneş ve rüzgar enerjilerinin ortak kullanımının ve bu alandaki kavramların geliştirilmesi ile belirli projeleri desteklemenin faydalarını iletmektedirler.</p>
<p>TREC Avrupa ve güneş kuşağı ülkelerine, yine bu ülkelerin işbirliği ile hızlı ve ekonomik biçimde temiz enerji sağlamak amacı ile kurulmuştur. Avrupa yenilenebilir enerji kaynaklarına ek olarak çöllerden elde edilecek enerji (Güneş Termik Santrallerinden (GTS) güneş enerjisi), Avrupa’nın CO2 emisyonlarını azaltma sürecini hızlandırmaya ve yine Avrupa’nın enerji güvenliğini artırmaya destek olacaktır. Aynı zamanda, MENA’daki insanlara yeni iş ve kazanç imkanları ile içme suyu ve gelişmiş bir altyapı sağlayacaktır. TREC bugüne kadar, MENA bölgesindeki yenilenebilir enerji potansiyelini, 2050 yılına kadar EU-MENA’da gerçekleşmesi beklenen su ve elektrik ihtiyacını ve AB ile MENA’yı bağlayacak elektrik iletim ağı potansiyelini değerlendiren iki çalışmada yer almıştır. (EU-MENAConnection)</p>
<p>Bu iki çalışma, Alman Çevre Doğayı Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş ve Alman Hava ve Uzay Merkezi’nce (kısaca DLR) yürütülmüştür. ‘MEDCSP’ raporu 2005’te, ‘TRANS-CSP’ raporu ise 2006 yılında tamamlanmıştır. Güneş enerjisi ile desalinasyonun gereklerini, potansiyelini ve sonuçlarını değerlendiren bir ‘AQUA-CSP’ çalışması ise 2007 sonu itibariyle tamamlanmıştır.</p>
<p><strong>“The Club of Rome” Nedir?</strong></p>
<p>1968 Nisanında, diplomasi, endüstri ve sivil toplum dünyası liderlerinden oluşan küçük bir grup Roma’da buluşup dünyanın en kritik problemlerini tanımlamak ve bunlar üzerine konuşmak için bir araya geldi. Bu grup, “Dünya Sorunsalı” adını verdikleri girişimi başlatmak üzere anlaştı –bugünün küresel ajandasına hakim olan problemler daha o günlerde tartışmaya açıldı.</p>
<p>Club of Rome da ilk toplantının yapıldığı yerin adını aldı. Bu toplantının sonucu, Club of Rome’un ilk Raporuna yol gösteren süreç oldu. 1972’de ilk rapor “Büyümenin Limitleri” yayınlandı. Geleceğe yönelik görüşleri ve düşündürücü senaryoları ile rapor,yaklaşık 3 0 dilde 12 milyondan fazla satarak Club of Rome’un, tüm sosyal çevrelerdeki liderler ve karar alıcılar arasındaki ciddi ününü tesis etti. Büyümenin Limitleri örneğini takiben, birçok rapor nesillerdir iktisatçı, politikacı ve bilim adamlarına ilham kaynağı olmuştur. Club of Rome Büyümenin Limitleri ile yaratılan etkiden beri 30 yılı aşkın süredir, dünya sorunsalının önemli yönlerini tek ve anlayışlı biçimde tanımlamaya ve pratik, güvenilir çözümler geliştirmeye devam etmektedir.</p>
<p>Günümüzde Club of Rome, küresel düşünceler pazarında her zamankinden daha belirgin bir rol oynamaktadır. Kulüp, raporları ve konferansları ile mevcut küresel sorunlarla en yüksek entelektüel seviyede ilgilenmektedir. Club of Rome’un ana amacı değişimin katalizörü olmaktır. Kulüp her türlü siyasi, ideolojik ve ticari menfaatten bağımsızdır. Kendini geleceğin problemlerine adamış bir organizasyon olarak Club of Rome’un ekonomi, yönetim ve bilim alanlarında yarının sorunları için gündem belirleyici olarak hak edilmiş bir ünü vardır. Kulüp, benzersiz ve seçkin üyeleri ile dünya çapında tüm kültürler ve nesiller ile iletişim kurmaktadır.</p>
<p>“Dünya Sorunsalı”, Club of Rome tarafından insanlığın en kritik problemlerini tanımlamak için yaratılmış bir kavramdır. Bu kavram politika, ekonomi ve teknoloji ile birlikte kültürel ve etik değerleri de içermektedir. Dünya Sorunsalının karmaşıklığı bütün problemlerin birbirleri ile alakalı olmasında saklıdır. Problemler, zaman ve eylemler ile tepkiler sonucunda bu karmaşık sistemde kaçınılmaz biçimde ağırlaşmaktadır. Club of Rome’un dünya problemlerinin çözümlerine yaklaşımı, kritik problemleri genel kamu sorunları olarak ortaya çıkmadan önce tanımlamaktır. Bu yaklaşım, alternatif çözümler ve yaklaşımlar ortaya koyan entegre, küresel, disiplinler arası ve uzun vadeli bir bakış açısıyla analizler yapar. Sonuçlar, dünya çapında karar alıcılara ve genel kamuya iletilir.</p>
<p>Kulübün iş kapsamı dünyadır. On yıllar boyunca, Club of Rome özellikle aşağıdaki alanlarda dünya liderlerine ilham vermiştir:<br />
•    Sürdürülebilir Büyüme,<br />
•    Küreselleşen Piyasalar,<br />
•    Artan Yoksulluk,<br />
•    Dayanışma Etiği<br />
•    Yönetişim ve Siyasi İstikrar<br />
•    Bilgi Toplumu ve Dijital Bölünme</p>
<p>Öte yandan, Club of Rome’a göre ortaya güvenilir ve inandırıcı çözüm önerileri konulmadıkça, bu sorunları tartışmak anlamsızdır. Bu tutum, Club of Rome’u dünyanın kritik problemleri ile ilgilenen diğer organizasyonların çoğundan ayırmaktadır.</p>
<p>Club of Rome’un ana ürünleri raporlarıdır. Eleştirilmesinin ve faaliyet sürecinin ardından, bu raporlara bağlı kilit mesajların oluşturulmasına yardımcı olan bir platform sağlar. Kulübün amacı bu mesajları dünya liderlerine ve karar alıcılara iletmektir. Bu raporlar bilimsel camiada medya aracılığı ile geniş çapta tartışılmaktadır. Her yıl üyelerinin buluştuğu, tartıştığı ve yeni fikirler geliştirdiği yıllık konferans düzenlenir. Club of Rome, dünyanın her yerinden önemli şahsiyetleri tartışmalara katılmak için düzenli olarak davet eder. Gerektiğinde bilgili katılımcılar getirerek yüksek seviyeli tartışma ortamları yaratır. UNESCO gibi organizasyonlarla yapılan işbirliği, Kulübün küresel sorumluluğunun önemini belirtmektedir.</p>
<p>Kulübün üyeleri insanlığın geleceği için ortak bir ilgiyi paylaşmaktadır. Kulübün üyeleri arasında eski devlet başkanları, karar alıcılar ve siyaset ile iş dünyasının fikir liderleri, uluslararası yüksek devlet memurları ve bilim dünyasının önderleri yer almaktadır. Bu üyeler yüksek kaliteli ve çok çeşitli düşünceyi bir araya getirmektedir. Kulüp, sadece seçkin entellektüelleri ve ahlaki değerlere sahip kişileri üye olarak kabul etmektedir. Üye sayısı 100 ile sınırlıdır. Tüm dünyada yaklaşık 30 “Ulusal Club of Rome Derneği” kurulmuştur. Bunlar, Kulübün düşüncelerinin kendi ülkelerinin veya bölgelerinin perspektifiyle yayılmasını sağlarken, fikirler ile projeler üzerine tartışma ortamı yaratmaktadır. Ayrıca, Club of Rome yeni nesillere ulaşmanın ne kadar önemli olduğunun da farkındadır. Bu amaçla 2000 yılında tt30 (think tank 30) kurulmuştur. tt30, 30 yaş civarında farklı disiplin ve bölgelerden gelen 30 kişiden oluşmaktadır.</p>
<p>Kaynak ; www.clubofrome.org, www.DESERTEC.org</p>
<p><strong>Ergül İNANÇ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1389</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ARÇELİK ELEKTRONİKte &#8220;Genel Proje Yönetimi&#8221; eğitimini tamamladık.</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1374</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1374#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 13:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1374</guid>
		<description><![CDATA[ARÇELİK Elektronik (eski BEKO-GRUNDIG) Fabrikasında projelerde çalışan mühendislerden oluşan yeni grubun proje yönetimi eğitimini Haziran 2010 ayı içinde başarı ile tamamladık. Bu eğitimle birlikte aynı işletmedeki 10ncu eğitimimizi gerçekleştirmiş olduk.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ARÇELİK Elektronik (eski BEKO-GRUNDIG) Fabrikasında projelerde çalışan mühendislerden oluşan yeni grubun proje yönetimi eğitimini Haziran 2010 ayı içinde başarı ile tamamladık. Bu eğitimle birlikte aynı işletmedeki 10ncu eğitimimizi gerçekleştirmiş olduk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1374</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ARÇELİK ELEKTRONİK&#8217;te &#8220;İleri Proje Yönetimi&#8221; eğitimini tamamladık.</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1368</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1368#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 03:07:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1368</guid>
		<description><![CDATA[ARÇELİK ELEKTRONİK (eski BEKO Elektronik) Fabrikasında daha önce &#8220;proje yönetimi&#8221; eğitimi almış proje elemanları için düzenlenen eğitimi Haziran ayı içerisinde tamamladık.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ARÇELİK ELEKTRONİK (eski BEKO Elektronik) Fabrikasında daha önce &#8220;proje yönetimi&#8221; eğitimi almış proje elemanları için düzenlenen eğitimi Haziran ayı içerisinde tamamladık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1368</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PROJE YÖNETİMİNDE ÖZLÜ SÖZLER…</title>
		<link>http://fabe.biz/?p=1363</link>
		<comments>http://fabe.biz/?p=1363#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Jun 2010 19:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fabe.biz/?p=1363</guid>
		<description><![CDATA[Bu ay proje yönetimi ile ilgili bazı altın kuralları sizlere hatırlatırken aynı zamanda eğlendirmek istiyorum. İşte PMI’izmin bazı temel şartları ve bunları destekleyen vecizeler.  Bu sözlerin bir bölümü orijinal (hatta özel olarak proje yönetimine yönelik) olarak söylenmişken, bazıları sonradan uyarlanmış…
Proje Yönetimi ve Liderlik
Proje yönetimi üç topla jonglörlük yapmak gibidir: zaman, maliyet ve kalite. Program yönetimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ay proje yönetimi ile ilgili bazı altın kuralları sizlere hatırlatırken aynı zamanda eğlendirmek istiyorum. İşte PMI’izmin bazı temel şartları ve bunları destekleyen vecizeler.  Bu sözlerin bir bölümü orijinal (hatta özel olarak proje yönetimine yönelik) olarak söylenmişken, bazıları sonradan uyarlanmış…</p>
<p><strong>Proje Yönetimi ve Liderlik</strong></p>
<p>Proje yönetimi üç topla jonglörlük yapmak gibidir: zaman, maliyet ve kalite. Program yönetimi ise bir daire oluşturmuş, her biri 3 top çeviren ve çevirirken ara sıra toplarını değiş tokuş eden bir sirk topluluğu gibidir. <strong>G. Reiss</strong></p>
<p>Proje yöneticileri orkestra şefi gibidir; her biri bireysel notaları ve enstrümanlarında uzman olan ekip üyelerini bir araya getirir. Liderlerinin yönetiminde hepsi aynı tempoyu yakalar. <strong>L.R. Sayles</strong><br />
Yaptığım tüm işler arasında en hayati olan, bizim için çalışanların hünerlerini koordine etmek ve ortak bir amaca doğru yönlendirmekti. <strong>Walt Disney</strong><br />
Her proje yöneticisi Pazartesi sabahı problemlerle karşılaşır, iyi proje yöneticisi ise gelecek Pazartesinin sorunlarıyla uğraşır.<br />
Güçlü proje yöneticisi problem çözmez, problemleri bertaraf eder.<br />
Bir geyik tarafından kumanda edilen aslanlar ordusu hiçbir zaman aslanlar ordusu olamayacaktır. <strong>Napoleon Bonaparte</strong><br />
Bilgece yönetirseniz seve seve itaat edilirsiniz. <strong>Thomas Fuller</strong><br />
İyi proje yöneticileri hataları itiraf eder. İyi proje yöneticilerinin ender görülmesi bu yüzdendir.</p>
<p><strong>Planlama Süreci</strong><br />
Plan hiçbir şeydir, planlama her şey…  <strong>Dwight D. Eisenhower</strong><br />
Planlamayı başaramıyorsanız, başarısızlığı planlıyorsunuz demektir.<br />
Projelerin hepsi sonunda başarısız olmaz, bazıları baştan başarısız olmuştur.<br />
Başarılı proje yöneticisi yoktur, sadece şanslı proje yöneticisi vardır.  Ne kadar plan, o kadar şans!<br />
Plan yapmamanın en güzel yanı başarısızlığın tam anlamıyla bir sürpriz olmasıdır, endişe ve stresle dolu bir ön süreç yaşamazsınız.<br />
Projeler iki yolla olur: a) Planlanır ve yürütülür. b) Yürütülür, durdurulur, planlanır ve sonra yürütülür.<br />
Acil olarak aksiyona dökülmeyen plan sadece iyi bir dilek olarak kalır.  <strong>Peter Drucker</strong><br />
<strong><br />
Risk Yönetimi</strong><br />
Bir işin ters gitme olasılığı varsa, ters gider.   <strong>Murphy Yasası</strong><br />
Bir işin ters gitme olasılığı yoksa da ters gider.  <strong>O&#8217;Malley&#8217;s</strong><br />
Olabilecek en kötü şekilde ters gider.  <strong>Sod Yasası</strong><br />
Bir iş, tamamlanması için müsait olan tüm zamanı dolduracak şekilde genişler. <strong>Parkinson Yasası</strong><br />
Murphy, O’Malley, Sod ve Parkinson yaşıyorlar ve emin olun sizin projenizde de çalışıyorlar.</p>
<p><strong>Zaman Yönetimi</strong><br />
Crashing: Bir kadın bir bebeği 9 ayda doğurur. En iyi dokuz kadın gelse bir bebeği bir ayda doğuramaz.<br />
Uyarı: Takvimdeki tarihler sandığınızdan daha yakındır.<br />
Kritik Yolu olmayan bir proje dümensiz bir gemiye benzer.  <strong>D. Meyer,</strong> Illinois Construction Law</p>
<p><strong>Kapsam Yönetimi</strong><br />
Bir proje yöneticisinin sözcük dağarcığındaki en değerli ama en az kullanılan kelime “HAYIR”dır.<br />
Herhangi bir şeyi değiştirecek zaman kalmayıncaya kadar değişebilecek her şey değişecektir.<br />
Değişim hakkında konuşmak her zaman yapmaktan daha kolaydır. <strong>Alvin Toffler</strong><br />
Mükemmel iyinin düşmanıdır.<br />
Kullanıcı; size ne istediğini, talep ettiği şeyi verdiğiniz anda söyleyen kişidir.</p>
<p><strong>WBS’in Önemi Üzerine</strong><br />
WBS olmadan bir projeyi yürütmek, haritanız olmadan yabancı bir ülkede gezmeye benzer. <strong>J. Phillips</strong></p>
<p><strong>Öğrenilmiş Dersler Üzerine:</strong><br />
NASA’da hiçbir zaman hataları cezalandırmayız, ama hatanın saklanmasını cezalandırırız. <strong>Al Siepert</strong><br />
Öğrenilmiş derslerden öğrendiğimiz, öğrenilmiş derslerden bir şey öğrenemediğimizdir.  <strong>T. Block</strong><br />
Akıllı adamlar kendi hatalarını ve başkalarının hatalarını tekrarlamaz. <strong>Konfüçyus</strong></p>
<p><strong>Saadet TEKEL</strong>, PMP<br />
Haziran 2010</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><br />
http://www.projectauditors.com/Company/Project_Management_Quotes.html<br />
http://www.citehr.com/110518-project-management-quotes.html<br />
http://projectsteps.blogspot.com/2006/03/collection-of-project-management.html</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fabe.biz/?feed=rss2&amp;p=1363</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
