İKİNCİ PMP’MİZ EVREN KOÇAK’IN TAVSİYELERİ

Kapsamlı ve planlı bir çalışma ile PMP sertifikası almak oldukça kolay hale geliyor. Bunun için öncelikle sertifikayı almak istediğimizden kesinlikle emin olmalı ve önümüzdeki bir kaç ayı bu çalışma için ayırmış olmalıyız. Sınav tarihini önceden almak, çalışma esnasında tetikleyici bir faktör oluyor. Sınava kadar olan tarih için bir çalışma planı hazırlamak, hem sınav için faydalı oluyor hem de bir PMP adayı olarak kendi işlerimizi de planlı yapıyor olmanın mutluluğunu yaşatıyor. Sınav öncesi PMBOK’ın en az bir kere okunması gerekiyor diye düşünüyorum. Bu aşamadan sonra bir PMP Sınavı Hazırlık eğitimine katılmak, öğrendiklerinizi toparlamak ve eksiklerinizi görmek açısından çok faydalı olacaktır. Ayrıca görsel hafızamız kadar işitsel hafızamızı da işin içine sokmak adına, konuları bir kere de sesli olarak tecrübeli bir ağızdan dinlemek faydalı oluyor. Eğitimin interaktif olması da grup içerisinde yapılan konuşmalar, çözülen sorular ile birlikte konuların daha iyi kavranması ve kendinize olan güveninizin artması açısından önemli. Sınava yaklaşılan dönemleri soru çözerek geçirmek çok faydalı olacaktır. Bunun için Rita Mulcahy ve Kim Heldman tarafından yazılmış hazırlık kitapları ve Head First PMP gibi pek çok kaynak kullanılabilir. Sınav oldukça uzun sürdüğü için sınava fiziksel açıdan dinlenmiş olarak gitmekte fayda var (Ben bu sebeple sınavımı öğleden sonraki bir saate ayarlamıştım). yanınıza yiyecek, içecek almanız yasak ama size verilen dolaba su vb. şeyler koyarsanız molalarda işe yarayabilir. Sınav süresi yeterli oluyor. Bu sebeple en fazla 1 saatte bir dışarı çıkmanız daha sağlıklı devam edebilmeniz açısından faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Sınava girmeyi düşünen herkese başarılar dilerim… Evren KOÇAK,...

Read More

İLK PMP’miz DİLEK KOÇAK’TAN SINAVA HAZIRLANANLARA ÖĞÜTLER

PMBOK‘ı muhakkak bir kez okumuş olun. Yardımcı ve açıklayıcı bir destek kitap çok isinize yarayabilir. Bir test programını edinmiş olmak da çok kolaylaştırıcı olabilir. Bir hızlandırılmış eğitim, bilgilerinizin pekişmesinde faydalı olacaktır. Eğitime katıldığınızda PMBOK’i okumuş, test çözmeye de başlamış olun. Ancak eğitime katilim tarihiniz ile sınavı almayı düşündüğünüz tarih arasında uzunca bir zaman bulunmamasına dikkat edin. Sınavı almayı düşündüğünüz tarihten 3 – 4 hafta öncesinde kendiniz için bir ‘yoğunlaştırılmış çalışma takvimi ‘ hazırlayın. (Hatta bu takvimin ilk faaliyetlerinden biri hızlandırılmış eğitime katılmak olabilir.) Son bir haftada ise, testlere yoğunlaşın. Internet üzerinden de pek çok test bulabilirsiniz. Özellikle cevapları bulunan testlerde her cevabin üzerinden gitmek de bilgilerinizi pekiştirmeniz için iyi bir yöntem olacaktır. PMI sayfası üzerinden 100 soruluk bir bilgi ölçme sınavını da bu son hafta içinde alınabilecek testlerden biri. (Testi $ 35 karşılığında alabilirsiniz. Ancak, test sonunda doğru cevaplar verilmiyor. Sadece skorunuz veriliyor. Bu sebeple de öğretici değil, sadece ölçücü bir sınav olduğunu hatırlayın.) Tüm hazırlanma sureci boyunca, bilgilerin kalıcı olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri, gerçek hayattaki proje yönetim deneyimlerimiz. PMP öğrenirken, gerçek hayattaki tecrübe ve derslerinize refere etmek, bilgilerin kalıcı olmasını sağlıyor. Hatırda tutacağımız bir diğer nokta da, sınav, teorik bir sınav değil. Pek çok soru, gerçek hayat deneyimlerinden çıkarılmış senaryolar içeriyor. Bu yüzden de, ‘PM Body of Knowledge’ ile birleştirilmiş deneyim ve tecrübelerimiz, bizi sertifikamıza götüren en önemli değerlerimiz. Bu sınavı geçerek, gerçek hayattaki proje yönetimi çabalarımızı, ‘BM Body of Knowledge’ doğrultusunda gerçekleştiren Profesyoneller arasında olduğumuzu sertifikalandırmış olacağımızı unutmayın. PMP SINAVI SIRASINDA Sınav uzun bir sınav…  4 saat boyunca, 200 soruyu yanıtlamamız gerekiyor. Soruların bazıları çok uzun. Haliyle dikkati toplamak güç olabiliyor. Bu yüzden her 50 soruda bir mola vermek, salon dışına çıkıp hava almak dikkatimizi tekrar toplamamıza yardımcı oluyor. Sınavda yanımıza yiyecek – içecek almamıza izin verilmiyor, ama disarda bize verilen dolapta hiç olmazsa su bulundurmak, molalarda isimize yarayabilir. Eğer emin olmadığımız sorular varsa, bunları işaretleyerek daha sonra donup yanıtlamak sadece zaman kazandırmıyor, zihnimizin açılmasını da sağlıyor. Bize verilen 4 saatlik surenin tamamını kullanarak, artan surede de soruların üstünden geçmek faydalı oluyor. Herkese bol şanslar dilerim, Dilek KOCAK,...

Read More

TEKFEN SİGORTA

Tekfen Holding Bünyesinde yer alan Tekfen Sigorta,  27 seneden beri sigortacılık sektöründe hizmet sağlayan köklü bir acente organizasyonudur. Kurumun Genel Müdürü Sayın Güngör Köprülü’nün geniş, öngörülü vizyonu ve bu vizyonu eyleme geçirip uygulamaya almadaki kararlığı ile ekibindeki başarılı çalışkan iş arkadaşlarının varlığı, Tekfen Sigorta’yı her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır. Tekfen Sigorta 2004 yılında başlattığı çalışmalarla, “Online Sigortacılık Platformu” ile çalıştığı kurumlara çok kısa sürede sigorta poliçesinin imzalı olarak müşteriye ulaştırılmasını sağlayacak önemli bir projeyi hayat geçirmiştir. Tekfen Sigorta, teknoloji ile kullanım kolaylığını birleştiren bu proje sayesinde “Sigortacılık Platformu”nu kullanan şirket portföyünü her geçen gün artırmaktadır. Ayrıca, projenin başarısı, Tekfen Sigorta’ya ödüller de getirmektedir. Buna en güzel örnek, “Altın Örümcek Web Ödülleri”dir. ALTIN ÖRÜMCEK organizasyonu, 2002 yılından beri her sene, web ve internet teknolojileri, pazarlama ve iletişim alanlarında uzman ve tecrübeli jüri üyeleri tarafından Türkiye’de gerçekleştirilen başarılı projeleri belirlemektedir. ALTIN ÖRÜMCEK WEB ÖDÜLLERİ, Web ve İnternet teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilen başarılı projelerin daha iyi tanıtılması ve hak ettiği yeri bulması, bu alanda yapılacak yatırımların özendirilmesi ve gündem oluşturulması amacıyla gerçekleştirilen, geleneksel hale gelmiş Türkiye’deki ilk ve tek platform bağımsız organizasyonudur. TEKFEN SİGORTA VE ALTIN ÖRÜMCEK Tekfen Sigorta geliştirdiği “Online Sigortacılık Platformu” ile 2006 yılında “Altın Örümcek Web Ödülleri” yarışmasında “Sigortacılık”   kategorisinde Türkiye’nin en iyi web sitesi seçilerek birinci olmuştur. Tekfen Sigorta web sitesi yarışmada tasarım, navigasyon, içerik, teknoloji, etkileşim, pazarlama, yaratıcılık/yenilik, gizlilik politikası/ bilgi güvenliği ve kullanım kolaylığı olmak üzere toplam dokuz kritere göre değerlendirilmiş, bu kriterlerin hepsinde tam puan alarak en iyi web sitesi seçilmiştir. Bu ödül ile Türkiye’ de faaliyet gösteren 51 sigorta şirketi, 66 broker, 17.779’dan fazla acente arasından sıyrılarak teknoloji alanında ödül kazanabilmenin gururunu yaşamıştır. (Rakamlar 2007 yılı verilerine dayanarak verilmiştir) Tekfen Sigorta, “Online Sigortacılık Platformu”nu geliştirmeye halen devam etmektedir ve getirdiği uygulama ve teknolojik yenilikleri ile yine Altın Örümcek Web Ödülleri yarışmasında “Sigortacılık” kategorisinde 2008 yılı finalisti olmuştur. Halk Oylamasında aldığı “Sigortacılıkta En İyi Web Sitesi” unvanının haklı gururunu yaşamaktadır. Her başarılı işin ardında “başarılı proje yönetimi” anlayışı vardır. Tekfen Sigorta’nın 2008-2009 yıllarında, mevcut iş süreçlerinin daha efektif hale gelmesi, prosedürlerinin hazırlanıp, akıllı süreçlerin oluşturulması aşamasında ekibimizden Ergül İnanç ile yarattığı sinerjiyi görmek FABE olarak bizi de mutlu etmektedir. Tekfen Sigorta’yı geniş vizyonu ve vizyonuna uygun hedeflerini gerçekleştirmede gösterdiği kararlılık ile projelerinin yönetiminde gösterdiği başarılardan dolayı FABE olarak yürekten...

Read More

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ – BİR BAŞARI HİKÂYESİ

Ülkemizdeki ilk ve tek “üniversite proje izleme birimi”, sayın Doç. Dr. Engin TIRAŞ’ın girişimleri ve Sayın Rektör Prof. Dr. Fevzi SÜRMELİ’nin bu konudaki değerli katkıları sonucu, 2006 yılında ANADOLU ÜNİVERSİTESİ bünyesinde, rektörlüğe bağlı bir birim olarak kurulmuştur. Birimin ana kuruluş amacı, Anadolu Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası projeleri nitelik ve nicelik olarak geliştirmek ve üretilen proje sayısını uluslararası seviyelere çıkarmak olarak belirlenmişti. Proje İzleme Birimi, bu amaca ulaşabilmek maksadıyla üniversite öğretim üyelerine bire bir danışmanlık sunmakta,  yapılandırılmış yüz yüze ve çevrimiçi seminerler düzenlemekte ve bu konudaki basılı, canlı ya da sanal kaynaklara kolayca erişim olanağı sağlamakta. 2007 yılı başından itibaren bu hedefler doğrultusunda, Proje İzleme Biriminin organizasyonuyla, üniversite öğretim üyelerine düzenli olarak proje yönetimi eğitimleri verilmeye başlanmıştır. FABE’nin ve eğitmenimiz Dr. Faruk BUDAK’ın katkıları ile gerçekleştirilen yüz yüze proje yönetimi eğitimleri sonucunda ortaya çıkan tablo, gerçekten bir “başarı öyküsü” olmaya aday. Proje İzleme Birimi Müdürü Sayın Engin TIRAŞ’ın ifadesine göre, 1991 yılından 2006 yılına kadar olan 15 yıllık süre içerisinde Anadolu Üniversitesi’nde geliştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen proje sayısı 33 iken, bu rakam eğitimler sonucunda edinilen proje yönetimi bilgi ve pratikleri sayesinde proje geliştirme ve öneride bulunmanın teşvik edilmesi ile 64 rakamına ulaşmıştır. 1991-2006 arasındaki 15 yılda üretilen 33 projeyi yıllık ortalamalar açısından değerlendirdiğimizde, yılda sadece 2,2 projenin TÜBİTAK tarafından desteklenecek olgunlukta olduğu görülmektedir. 2006-2008 yılları arasındaki 2,5 yıllık süreçte bu rakamın 64’e ve yıllık ortalamada 25 projeye ulaşması, eğitim sürecinin ne kadar yararlı olduğunu göstermesi açısından oldukça çarpıcıdır. Bu artışı yüzdesel olarak değerlendirdiğimizde, üretilen ve desteklenen proje sayısında eğitimlerden önceki döneme göre % 1000 seviyelerinde, diğer bir deyişle 10 kat artış olduğunu görmekteyiz. Anadolu Üniversitesi’nde geliştirilen ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen proje sayısı ise, 1991 yılından 2006 yılına kadar olan 15 yıllık süre içerisinde sadece 1 iken, bu rakamın 2006-2008 dönemi içinde 13 projeye yükselmesi bu konuda alınan eğitimlerin faydasını istatistiksel olarak gösteren ikinci önemli bir göstergedir. 2008-2009 Eğitim yılının başlaması ile birlikte diğer grup öğretim üyeleri ile devam etmesi planlanan proje yönetimi eğitimleri sonucunda, TÜBİTAK ve AB tarafından desteklenecek Anadolu Üniversitesi projelerinin sayısında daha ciddi artışlar meydana geleceği aşikârdır. Bu çabaların da Anadolu Üniversitesi’nin eğitim ve öğretim seviyesini standartların üzerine taşıyacağı, akademik düzeyi daha da yükselteceği, saygın ve ciddi bir üniversite imajını daha da güçlendireceği kaçınılmaz bir gerçektir. Bu güzel başarı hikâyesinde, FABE olarak bizim de katkımızın bulunmasından büyük mutluluk...

Read More