Natali TOMA

Yazar hakkında: Natali Toma Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun olduktan sonra, yine ODTU’de sürdürdüğü yüksek lisans öğrenimi sırasında Karaaslan Mimarlık’ta çeşitli konut ve ticari projelerin mimari projelendirme süreçlerinde yer aldı. Mimari tasarım dalında yüksek lisans eğitimini tamamlamasının akabinde, McDonald’s Türkiye ofisinde proje müdürü olarak restoran yer seçimi, planlama, fizibilite, proje ve inşaat süreçlerinde süpervizyon sağladı. 2001-2007 yılları arasında ise otel, hastane ve ofis projelerinde tasarım ve uygulamanın yanısıra özellikle proje yönetim süreçlerinde aktif rol aldı. Bu sürecin son iki yılında İstanbul Proje Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttü. 2007-2012 yılları arasında Corio Türkiye ofisinde İş Geliştirme Direktörlüğünü yürütmüştür. Halihazırda tasarım geliştirme, sürdürürülebilir geliştirme, proje yönetimi, perakende sektöründe mevcut (renovasyon) veya yeni gayrimenkul projelerinin alımı ve varlık yönetimi hususlarında tam kapsamlı danışmanlık hizmeti vermekte olup concept i design firmasının Türkiye ve Türki Cumhuriyetleri'ndeki münhasır temsilcisidir. Uzmanlık Alanları: Tasarım Yönetimi, Ticari Gayrimenkul Geliştirme, Perakende Tasarımı, Mimarlık, Proje Yönetimi, Sözleşme Yönetimi, Otel Tasarımı, İç Mimarlık, Kavramsal Sanat, İnşaat Yönetimi, Çatışma Yönetimi, Pazarlık Teknikleri, Pazarlama. Natali Toma, after completing her language studies in California with a fluent English and graduating from METU Faculty of Architecture in 1992, worked with Karaaslan Architecture in various residential and commercial projects during her Masters Studies in the university. Following her Masters Degree in Design, she worked for McDonald’s Turkey as a project manager responsible for supervision of expansion planning, feasibility, project studies and construction stages. Between 2001-2007 besides playing an active role in design and construction stages of hotel, hospital & office projects, she mainly concentrated on the project management process. She also was the President of İstanbul Project Management Association in 2006-2007. Natali Toma, with 20 years of work experience, has been working as “Design & Development Director” in Corio Turkey between 2007-2012. She is giving full scope of advisory in the fields of design development, sustainable development, project management, acquisition and asset management to existing (renovation) or new real estate development projects and retail business and is exclusive representative of concept i design in Turkey and Turkish Republics. Specialties: Design Management, Commercial Real Estate Development, Retail Design, Architecture, Project Management, Contract Management, Sustainable Design, Hotel Design, Interior Design, Conceptual Art, Construction Management, Conflict Resolution, Negotiation Skills, Marketing.

SÜRDÜRÜLEBİLİR SATIŞ ALANLARI YARATMAK – AVM’lerde Sürdürülebilirlik
May22

SÜRDÜRÜLEBİLİR SATIŞ ALANLARI YARATMAK – AVM’lerde Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği konusuna yatırımcı, geliştirici ve tasarımcı gözlükleri ile farklı perspektiflerden bakmaya çalışacağım. Sürdürülebilirliğin sadece işletmesel dönemde veya yatırım sürecinde maliyetleri etkileyen bir faktör olmadığı, uzun vadede hem yatırıma hem de çevreye olumlu etkileri olduğu benimsenmeli. Havalandırmadan aydınlatmaya, ısıtma & soğutmadan bina otomasyonuna kadar birçok farklı birimin, ortak bir ilke doğrultusunda sürdürülebilir ve çevreci yatırımlar oluşturması, hem şimdi hem de gelecek için atılmış doğru bir adım olacaktır. Tüm bunları göz önüne aldığımızda ve piyasaya baktığımızda çevreci yeşil ve sürdürülebilir yatırımların hızla arttığını, bunun AVM’lerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda konut ve ofis yatırımlarında da etkili olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Her yapının inşa edildiği sosyal çevre ile ilişkisi, mimari bağlamda önem taşıdığı gibi, sürdürülebilir yapılarda da aranan ilk özellik olarak ortaya konmaktadır. Bu konu binaların çevresel performasını değerlendiren Leed, Breeam vb gibi tüm sertifikasyon süreçleri için aynı önemi taşımaktadır. Her proje için konsantrasyonumuz, şehir ölçeğindeki çeşitli buluşma noktalarının akışını projemize yansıtarak projenin şehir ile bağlantısını kurmak ve bütünlüğünü sağlamaktır. Bu hususu perakende sektörü özelinde büyüteç altına alır isek; Alışveriş Merkezi ve içinde bulunduğu lokasyon arasında oldukça güçlü bir diyalog olması gerektiğini görürüz. Bu anlamda projenin katmanları öyle bir şekillenir ki; şehrin “akış”ı kentsel ölçekten AVM ölçeğine aktarılır ve aynı fikir üçüncü boyutta da devam ederek alışveriş merkezi ile dış dünya arasında bir bağlantı kurar. Konuyu somut bir örnek vererek açmak istiyorum. Corio bünyesinde yatırım, geliştirme ve mimari proje süreçlerini yönetmiş olduğum, 24bin m2 alan üzerine kurulu Tarsu Alışveriş Merkezi çevre dostu özellikleriyle ön plana çıkmış bir projedir. Tarsu’nun yeşil bina sertifikasyonu için İngiltere merkezli Breeam’a başvurulmuş ve hem proje hem de inşaat aşamalarında çok iyi derecesiyle Türkiye’deki en yüksek yeşil avm skoru elde edilmiştir. Tarsu projesi’nin geliştirme sürecinde, yer seçiminden başlayarak BREEAM anlayışı ile aynı doğrultuda hareket edildi. Seçilen alanın yeni ve boş bir alan olması yerine, şehir merkezine yürüme mesafesinde eski bir fabrika alanı olarak belirlenmesi ve yeniden değerlendirilmesi ile birlikte, ekolojisi geliştirilebilecek bir geri dönüşüm projesi başlamış oldu. Mimari yapıların tümünde bulunan estetik kaygılar elbette bu projenin hazırlanması aşamasında da yer aldı. Ancak önceliklerimizi belirlediğimizde yeşil bir bina ortaya çıkarmak birincil hedefimiz oldu. İlginçtir ki önceliğimiz yeşil bina olmasa, mimari konsept bu kadar zengin ve başarılı olmayabilirdi. Bu anlamda izlediğimiz yolun aslında bir farklılık değil, olması gereken olduğuna inanıyorum. Bu proje özelinde; “Su” konsepti mimari projenin ana unsuru olmasının yanı sıra, “yeşil bina” sürecinde de vazgeçilmez bir element olarak karşımıza çıkmıştır. Dünyamızda su kaynakları gün geçtikçe azalmaktadır, bu nedenledir ki biz bu projede “su”yu müsrifçe değil hayatımızın özel bir parçası olarak kullanmayı hedefledik. Su elemanları olan fıskiyeler, havuzlar ve şelaleler mimari projede iklimleştirmeye katlı sağlayacak şekilde AVM içinde ve dışında en etkin şekilde konumlandırıldı. Fıskiyeler ve şelaleler, buharlaşma ile...

Read More
YENİLENME PERAKENDENİN KADERİ…!
May22

YENİLENME PERAKENDENİN KADERİ…!

Dünyanın her yerinde AVM’ler renovasyona ihtiyaç duyuyor. Her bölgenin kendine has gereksinimleri olduğu gerçeğini yadsıyamasak da belli global kriterler var elbette. Organize perakende sektör profesyonelleri ile çalışırken süreç oldukça analitik ilerliyor. İlk olarak yatırımcının renovasyona karar vermesini etkileyen nedenlerden başlayarak – rekabet, yenilik ihtiyacı, hedef kitle değişimi, büyüme ihtiyacı vb gbi – ilgili avm’nin yenilenen hedeflerini ve ihtiyaçlarını doğru anlamak gerekiyor. Buradaki en büyük yardımcımız pazar analizleri ve hedef kitle taleplerinin irdelenmesi oluyor. Her projeye özel olarak ilgili kültürün ve bölgenin özelliklerini analiz ediyor ve avm’nin etrafındaki perakende dünyasını anlamaya çalışıyoruz. Tüm bunlar bir legonun parçaları gibi yavaş yavaş bir araya geldiğinde renovasyon talep ve hedefleri de tanımlanıyor. İşte bu noktadan sonra da işe hayal gücümüzü katmaya başlıyoruz, yani analitik başlayan çalışma sürecimiz sübjektif bir sürece giriyor. Ancak bu noktada biz mimarların çok dikkatli olmamız gerekiyor çünki perakende tasarım çalışmaları sistematik ve matematiksel değerlerle bir araya getirilir. Renovasyon konusuna Türkiye özelinde bakar isek; 2000 yılından beri Türkiye’de 300 avm yapıldı. İstanbul ise perakende alanı geliştirmede üçüncü en büyük küresel şehir! Pazardaki rekabetin durumu hepimizce malum ve 2025’e kadar Türkiye’deki hemen her avm yenilenmeye ihtiyaç duyacak. Özetle, yenilenme perakendenin kaderi! Renovasyonlar genellikle son derece yenilikçi – inovatif – yaklaşım gerektirir. Çünki mevcut durum gelişmekte olan rakiplerinden etkilenmiş,eskimiş ve modası geçmiş formlardan oluşan bir yapıdır. Tüm bu zorluk ve kısıtlar bizleri inovatif düşünceye yönlendirir. Renovasyon projeleri her zaman son derece risklidir ve ‘farklı’ olmayı gerektirir. Ancak bu noktada çok dikkatli olmamız ve ziyaretçilerin anlayamayacağı birşeyi yapmamamız gerekir. Bir renovasyon projesi üzerinde çalışırken müşterilerden & kiracılardan hergün yeni bir şey öğrenilir ve bu gerçekten de çok eğlencelidir. Tam yirmi yıldır bu sektörün içindeyim ama hergün yeni birşey öğrenmeğe devam ediyorum… Renavosyon projesindeki süreçler de herhangi bir proje yönetim sürecinden farklı değil ve başarı her projede olduğu gibi doğru zaman, bütçe ve kapsam yönetiminden geçiyor. Bu üç süreci başarı ile yönetebilmek için ilk adım ise yukarıda sözünü ettiğim gibi yenilemeyi ‘tanımlama’. Bu aşamada mümkün ise perakende alanının genişletilmesi ve/veya değer ve verimliliğinin arttırılmasına konstantre olunması gerekli. Bununla birlikte kiracı karmasını yeniden konumlamak ve mağaza çeşitlliğini arttırmak da hedeflenebilir. Tanımlama süreci boyunca renovasyonda asli hedefin imajı ve cazibeyi geliştirmek olduğu unutulmamalı. Arkasından ortaya konmuş olan vizyon doğrultusunda tasarım ve uygulama süreçleri birbirini izler. Uygulama sürecinde avm’nin açık veya kapalı olması kararını ise genellikle renovasyonun kapsamı belirlemekle birlikte çok büyük çapta bir büyüme ve yenileme söz konusu olmadığı sürece avm açıkken uygulamanın yapılması genel kabuldür. Uygulama sürecindeki en önemli mottomuz ise: ‘tutkuyla uygula’! Avm yenileme konusu ile 2006-2009 yılları arasında Capitol,Teraspark ve Akmerkez alışveriş merkezlerinin yenilemelerinin gündeme gelmesi ile tanıştım. O yıllarda yatırımcı tarafında – Corio – yenileme süreçlerinin tamamının yönetiminden sorumlu olduğumdan konuya ticari...

Read More
FARKLI KÜLTÜRLERLE ÇALIŞINCA FARKLILAŞMA AVANTAJI VAR
Haz09

FARKLI KÜLTÜRLERLE ÇALIŞINCA FARKLILAŞMA AVANTAJI VAR

Bankok ve Shangai’da ofisleri bulunan concept i; Türkiye gayrimenkul, perakende ve eğlence merkezi tasarım ve projelendirme pazarına İstanbul’da da ofis açarak Capitol, Tepe Nautilus ve Akmerkez gibi AVM’lerin tasarımları ile adım attı. Concept i özellikle tasarımları ile öne çıkan küresel çapta ödüller kazanmış projelerinde sektör karakteristiğini eğlence ile harmanlayan ve hizmet verirken çevre, doğa ve insan unsurlarını da dikkate alan bir ekip. 2013 sonuna doğru benim önderliğimde, İstanbul’da bir temsilcilik ofisi kurduk. Bu durum bize mevcut ve gelecekteki müşterilerimize daha iyi erişilebilirlik verdi . Concept i ekibi benim Geliştirici ( Corio ) tarafındaki uzun süreli tecrübelerimin ve proje yönetim becerilerimin çok kültürlü füzyonumuza zenginlik kattığını düşünüyor. Tesislerin planlama, fizibilite, proje ve inşaat süreçlerinde yer alan firmamız hedef sektöre kolayca ulaşılabilir yüksek kaliteli danışmanlık hizmetleri ve modern tasarım örnekleri sunmakta. Misyonumuz projelerin olabilecek en yüksek standartlarda tasarlanıp inşa edildiğinden ve tamamlandığından emin olmak. Bu gerçekten heyecan verici bir zaman ve biz Türkiye ve Türk Cumhuriyetleri’nde büyümek için tamamen kararlıyız. Son zamanlarda Kuveyt ve Umman eğlence projeleri ile Changsha, Çin’de büyük bir Hibrid AVM projesi için yeni sözleşmeler imzalandı. Tayland’ın en iyi 3 banka markasından biri olan Krungsri için Şirket Merkez Binası, Banka şubeleri ve Outlet Alışveriş Merkezi tasarımlarımız devam etmekte. Bangkok, Şangay, İstanbul’da yer alan 3 ofisimiz sayesinde sınırlarımız Avrupa ve Uzak Doğu arasında her yerde. Biz birçok sınırlar ve kültürler arasında iş yaparken karşılaştığımız farklılıklarla gelişiriz . Son zamanlarda Dubai’de kurulan şehir merkezinde yer alan cesur bir alışveriş merkezi yenileme projesinin – Al Gurair Mall – parçası olarak “Sparky” adında harika bir eğlence kompleksi projesini tamamladık. Bu Al Hokair Grubu tarafından tamamlanan Orta Doğu’daki yeni nesil Sparky Aile Eğlence Merkezlerinin üçüncüsüdür. İstanbul’da Capitol Alışveriş Merkezi’nin 2. kez renovasyonunu yürüten tasarım ekibi olmaktan gurur duyuyoruz. Bu projede mal sahipleri ile alışveriş merkezinin bir sonraki yaşam periyodunu yeniden icat etmenin yanısıra  sosyal medya bazında çok heyecan verici keşifler üzerinde çalışıyoruz . Ankara’da da bir alışveriş merkezi planlıyoruz ve uzun zamandır beklenen Akmerkez cephe uygulanmasını asist ediyoruz. Çin’de yakında halka açık olacak Tianjin Kerry Merkezi – SOM’in muhteşem karma projesinin bir parçası olan 60.000 m2’lik alışveriş merkezi –  için iç mimari tasarım hizmeti veriyoruz. Pekin Kerry Centre son zamanlarda bizim yenileme tasarımımız sonrasında yeniden açıldı ve biz Tangshan’da Kerry Properties için 3. perakende tasarım işini üstleniyoruz . Ziyaretçilerin mekan ile gerçek bir etkileşim içinde olmalarını hemen her tasarımımızda dikkate alarak, insanların hayallerini ulaşabilecekleri en gerçek şekilde mekanlarda görmelerinin ve bunlarla iletişim halinde olmalarının mekana ayrı bir değer kattığına inanıyoruz. İnsanın altı duyusuna da hitap edecek şekilde özellikle kapalı alanlarda yükseklik ve genişliği optimum fayda ile kullanarak sıra dışı mekanlar yaratıyoruz. Bölgenin karakterine uyan, yenilikçi, değişik, alışılagelmemiş ama anlaşılabilir olan ve aynı zamanda da...

Read More
AVM KÜLTÜRÜNÜN MODERNİZASYONU:
Haz09

AVM KÜLTÜRÜNÜN MODERNİZASYONU:

ÖDEVLERİNİ DİKKATLE YAPANLAR BAŞARILI OLACAKLAR Yaklaşık 7 milyon evin yıkılacağı ve insanların yer değiştirmek zorunda kalacağı Kentsel dönüşüm uygulamalarının AVM’leri nasıl etkileyeceğini merak ediyoruz. Büyüklüğü 400 milyar dolara yaklaşan kentsel dönüşüm projeleri, sektörümüz açısından önemli bir pasta. Türkiye’nin 5 yıldır yakaladığı büyüme grafiği yerli/yabancı alıcılar için  cazip; özellikle satıp çıkmak yerine kira getirisi olan AVM ve ofis gibi yatırımların yanı sıra kent merkezinde A plus proje yapılacak arsalara ilgi bu süreç içerisinde yüksek seyretti. Türkiye’deki toplam yatırımların neredeyse yüzde 50’si inşaat sektöründen kaynaklanırken, 2014’ün ilk döneminde bir daralma yaşandığını görüyoruz. 2014’ün ilk çeyreği siyasetin ekonominin önüne geçeceği bir yıl olarak seyrediyor; ancak yıl genelinde bu durum değişip tersine bir grafik çizebilir. Şurası kesin ki; kentleşme küresel bir olgudur ve İstanbul dahil olmak üzere bazı büyük şehirler, alışveriş merkezleri sektöründe yoğun büyüme süreci içerisindedir. Bildiğiniz gibi şu sıralar İstanbul perakende sektörü, Moskova ve Chengdu gibi doymuş kabul edilen şehirler ile karşılaştırılmaktadır. Bunun gibi yüksek kentleşme / yüksek büyüme dönemlerinde, hükumetler ve özel yatırımcıların ev ödevlerini yaparak  pazar araştırmaları sonuçlarını doğru değerlendirmeleri esastır. Perakende piyasaları karmaşık ve niş olabilir. Hizmet alanları ve sosyal profiller aynı yerde üst üste çakışabilir. Sadece profesyonel ve ayrıntılı pazar araştırması geliştiricileri başarılı ve sürdürülebilir çözümlere ulaştırabilir. Ödevlerini dikkatle yapanlar başarılı olacaktır. Bunu yapmayanlar ise eriyip yok olabilir! Bu geliştirme sürecinin doğru şekilde yürütülmesini sağlamak hükümet ve özel sektörün sorumluluğunda olup doğru algılandığından emin olunması elzemdir. AVM kültürünün modernizasyonu ile bulunduğu lokasyonun özelliklerini harmanlarken konsantrasyonumuz, şehir ölçeğindeki çeşitli buluşma noktalarının akışını projemize yansıtarak projenin şehir ile bağlantısını kurmak ve bütünlüğünü sağlamaktır. Alışveriş Merkezi ve içinde bulunduğu lokasyon arasında oldukça güçlü bir diyalog olmalıdır. Bu anlamda projenin katmanları öyle bir şekillenir ki; “akış” kentsel ölçekten AVM ölçeğine aktarılır ve aynı fikir üçüncü boyutta da devam ederek alışveriş merkezi ile dış dünya arasında bir bağlantı kurar. Hemen her perakende projesi için, mimar olarak öncelikle ilgili projeye özel profesyonel bir konumlandırma raporu görmek isteriz. Bu başarı sürecimizin önemli bir parçasıdır. Bu bize planlama ve tasarım için gereken ipuçlarını verir. Bu çalışma belirli bir konuma ilişkin demografik verileri, harcama gücünü, rakipleri ve tüketici eğilimlerini tam olarak dikkate almalıdır. İşte bu bilgiler aracılığı ile  biz tüketiciyi, onların istek ve ihtiyaçlarını anlayabiliriz. Bu direkt olarak tasarım sürecimize entegre olarak  kiracı karması, dükkan boyutlandırma, lokomotif kiracı, küçük lokomotif kiracı vb ile projenin sosyal profilini belirler. Tüketiciye ilham verici ortamlar sunabilmek için sürekli olarak çalışmalarımızı günceller ve küresel tasarım trendlerine dair farkındalığımızı geliştiririz.. Tabii ki sektörde Outlet Alışveriş Merkezleri , A sınıfı – Markalı Alışveriş Merkezleri , Toplum Merkezleri, Hızlı Moda, Butik High Street Mağazaları, Big Box perakendeciler vb arasında temel farklılıklar vardır. Perakende sektörü aslında her türlü piyasa şartları ve taleplerine cevap vermeye hazır...

Read More
BAŞARILI BİR TAKIM ÇALIŞMASI
May13

BAŞARILI BİR TAKIM ÇALIŞMASI

Bir yelken hayali… Bu hayali gerçekleştirmek üzere yaklaşık bir yıl önce aksiyon aldık. Sanırım Corio Türkiye (CTR) ekibini bu işe ısıtmakta bir nebze katkım oldu. Temel eğitim, ileri eğitim, yat eğitimi ve antremanlar derken koca bir yıl yelken rüzgârı yaşamımızı doldurdu. Takımı kurmayı başardık! Hepimiz çok istekli ve sanırım CTR ruhu kaynaklı olsa gerek, çok da hırslıydık… Ancak henüz işin çok başındasınız dendi bizlere hep; ilk yarışlarda hedefimiz denize kimseyi düşürmeden ve yelkenlerimizi parçalamadan finiş çizgisini geçebilmekti. Ama bu bize yetmezdi ki… İlk yarışımızda yaşadığımız şanssızlıklar sonucunda tüm yorgunluğumuz bir yana hepimiz çok üzgündük. Her şeye rağmen emin olduğumuz bir şey vardı ki; ekip olmayı başarmıştık! Kendi küçük dünyamızda, yani yelkenli teknemiz içinde, suyumuzu, elmamızı keyifle paylaştık… Vazgeçmedik… Antremanları yağmur soğuk demeden hiç aksatmadık. Ve sonunda hayalimizi gerçekleştirdik! Pendik Kupası yarışı 23 Nisan’da start aldı. Özellikle benim için çok özel bir hafta idi; paskalyada ailemle olmak yerine yarışta olmayı seçmiştim. Ama takım arkadaşlarımın benimle Fenerbahçe’deki küçük kiliseden kapıp geldiğim kutsal ekmeği paylaşmaları gerçekten çok anlamlıydı… İki günlük bir maratondu Pendik Yarışı; İlk gün Kalamış Marina’dan start aldık, coğrafi rotalı bir yarıştı ve adaların arkasından dolaştıktan sonra Pendik’te finişe varmaktı hedef. Biz IRC4 sınıfında yalnız yarışacaktık. Ancak bu yarışın farkı, tüm kategoriler, yani IRC1,2,3,4, ve 5 sınıfları hep birlikte start alacak ve aynı parkuru tamamlayacaktık. Corio zigzag’ın, teknemizin, bu tür coğrafi ve uzun rotalı yarışlar için dezavantajlı bir tekne olduğunu hepimiz biliyorduk. İşte bu nedenle, Start çizgisinde minik teknemizle büyükler arasında sıkıştık kaldık. Birbirimize endişe dolu gözlerle bakarken, dezavantajımıza rağmen oldukça başarılı start almayı başarmıştık! Üst kategorilerdeki teknelerle yanyana ilerledik parkur boyunca.  Bu kez şans bizden yana idi; rüzgâr bizden taraf esti! İlk günün sonunda düzeltilmiş zaman listesi elimize geldiğinde gördük ki IRC3’te 3. Sırada olan tekneden daha kısa zamanda parkuru tamamlamıştık. IRC1’deki yerimize baktığımızda ise 5. Sıradaki tekneden önde idik. Bu tüm ekibe moral verdi ve tüm yorgunluğumuzu aldı götürdü. Ertesi sabah yine aynı istekle Pendik Marina’da buluştuk. İkinci günki yarış şamandıra yarışı idi; aynı rota iki kez yapılacak ve sonuca göre bir önceki günle birleştirilerek genel sonuçlar açıklanacaktı. Bu kez IRC4 ve 5 olarak diğerlerinden ayrı start alacaktık. “Büyüklerimiz” öncelikli başladılar yarışa, biz bir kenardan heyecanla izliyorduk. Hangi strateji tutarsa biz de aynını takip etmeliydik çünkü… Kararımızı verdik; ne çok aşağıdan ne de çok yukarıdan, ortadan gitmekti kararımız. Bu kez startı bir önceki gün kadar başarılı alamadık; oysaki koca tekneler yoktu bu kez çevremizde, yüzler biraz gerildi ama başarmaya kararlıydık. Herkes işine konsantre ama her an yanındakine desteğe hazır ve tetikte idi! Finish’e ilk giren tekne biz olduk! Arkamızdan giren ikinci tekneye göre biz avantajlıyız sanıyorduk o sırada ve yeterince erken giremediğimizi 2’inci olduğumuzu düşündük. Ama henüz herşey...

Read More
BİR BAŞARI HİKAYESİ
Nis16

BİR BAŞARI HİKAYESİ

Proje Yönetimi eğitimi verdiğimiz kurumlardan CORIO Türkiye’nin önemli bir başarısını sizlerle paylaşıyoruz. FABE TARSU AVM – PROJE GELİŞTİRME VE TASARIM SÜRECİ Ekim ayında inşaatı başlayan, Corio Türkiye’nin portföyündeki Tarsu alışveriş merkezi, BREEAM tarafından verilen Türkiye’deki en yüksel yeşil bina skorunu almayı başardı. Corio’nun uluslararası olarak uyguladığı, kurumsal sosyal sorumluluk stratejisi bulunuyor. Komitenin Türkiye ayağına İş Geliştirme & Tasarım departmanı olarak liderlik ediyoruz. Komitenin konsantrasyonu, sürdürülebilir değer yaratarak çevreci faaliyetlerimizin sonucunda misyonumuz olan ‘Gözde Buluşma Mekân’ları oluşturmaktır. Türkiye takımı olarak uygulamaya koyduğumuz çevresel yönetim politikamız ile yeşil bir çevrede yaşama katkı sağlamayı amaçladık ve bu konuda “Corio uluslararası Platformu’nda örnek gösterildik… Bu ülkelerin Hollanda, Fransa, İtalya, İspanya ve Almanya olduğu düşünülürse; ülkemiz adına bunu gurur verici buluyoruz… Niçin BREEAM? Yeşil bina sertifikasyonu için İngiltere merkezli BREEAM kuruluşu ile çalışmamız “bize kurumsal CSR politikamızı hayata geçirmede rehberlik etmesi amacı ile alınmış” bir karar. BREEAM bizlere rehber olmanın yanında aynı zamanda;  ICSC tarafından benimsenen ve dünya çapında kabul gören bir sistem  Binaların çevresel performansını ölçülebilir kriterlere göre değerlendiren bir metodoloji Tasarım, İnşaat, Operasyon bütünselliği ve sürdürülebilirliği: BREEAM sertifikası 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tasarım sonunda verilen sertifika, ikincisi ise inşaat aşaması sonunda verilen sertifikadır. Dolayısıyla, sadece tasarımı BREEAM kriterlerine uygun olarak gerçekleştirip teknik şartnamelerini oluşturmakla kalmayıp, inşaatta da yapılan bu tasarımın hayata geçirilmesi söz konusu. Ayrıca BRREAM’in kriterleri arasında “Life Cycle Assessment” yapılması şartı da bulunmakta olup, bu kriter binanın operasyonel anlamda da kontrol altına alınması gerekliliğini doğurmaktadır. Böylelikle bütünsel ve birbirini tamamlayıcı sürdürülebilir bir yapıya ulaşılmaktadır. Tarsus projesinin toplam yatırım bütçesi 60 milyon Euro. Yeşil bina için yapılacak olan toplam ilave yatırım bedeli ise 1 milyon euro civarında olacağını tahmin ediyoruz. Süreçte yaşanan zorluklar: Yeşil bina sistemleri Avrupa ülkeleri standartlarına uygun hazırlandığı için bazı malzemelerde sıkıntı yaşandı. Örneğin Tarsu projesinde yalıtım malzemelerinde sıkıntı yaşadık ve çatı yalıtımı konusundaki puanlardan vazgeçmek zorunda kaldık. Şimdi inşaat sürecinde bu puanları geri almak için çabalıyoruz. Doğal taş ve ahşapta ise, ülkemizde imalat yaygın olduğundan, sıkıntılar kolayca aşıldı. Biz kendi proje sürecimizde çoğu zaman tedarikçileri bu konuda eğitmek durumunda kaldık. Malzeme tedarikçilerinin de bu konuda zaman içinde bilinçlenmesi, yeni projelerde işimizi kolaylaştıracak. Yer seçimi süreci ile başlayan çevreci anlayış: Tarsus Projesi’nin geliştirme sürecinde, yer seçiminden başlayarak BREEAM anlayışı ile aynı doğrultuda hareket edildi. Seçilen alanın yeni ve boş bir alan olması yerine, şehir merkezine yürüme mesafesinde eski bir fabrika alanı olarak belirlenmesi ve yeniden değerlendirilmesi ile birlikte, ekolojisi geliştirilebilecek bir geri dönüşüm projesi başlamış oldu. Böylelikle hem kurumsal anlayışımızı Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz ilk geliştirme projesinde hayata geçirmiş hem de ortaya çıkardığımız projenin BREEAM sertifikasyonunu başlatmış olduk. Konsept: Mimari yapıların tümünde bulunan estetik kaygılar elbette bu projenin hazırlanması aşamasında da yer aldı. Ancak önceliklerimizi belirlediğimizde yeşil...

Read More